Genel

Beslenme Genetiği: Bir Fincan Kahve İksir Mi Zehir Mi?

BİRİSİ: Bir fincan kahve içmeden asla yeni bir güne başlayamam. Beslenme Genetiği yaklaşımım der ki onsuz yapamam!

BİR BAŞKASI: Bir bardak kahve içtim mi hemen ÇARPINTI YAPIYOR.

DERS ÇALIŞAN BİR ÖĞRENCİ: Kahve, çay fark etmez, gece beni uyanık tutan her şeyi bardak bardak içerim. Genmiş menmiş hiç ilgilenmem!

Hangisi doğru söylüyor?

Kahve zehir mi iksir mi? Cevap en son cümlede.

Beslenme Genomiği Testleri Nedir? Snp’leri Anlamak

Bana sinipini söyle, sana yatkınlıklarını anlatayım.

Bilim adamları, insanlar arasında daha özel ve en etkili tıbbi tedavilere yol açacak küçük genetik varyasyonları bulmaya çalışırlar ki sorunları bir an önce halledelim. Ancak bu göründüğü kadar kolay değildir.

Araştırmacılar, beslenme ve tıp söz konusu olduğunda aslında gen havuzunda bir veya daha fazla tek nükleotid polimorfizmi (SNP’ler; telaffuzu sinip) olup olmadığını ararlar. Samanlıkta iğne aramaktan daha zor bir iştir bu. Ama son teknolojilerle bu iş çocuk oyuncağıdır. Ancak iş sadece siniplerle de bitmez, genomdaki kopya sayısı değişiklikleri, delesyonler ve insersiyonler gibi onlarca genetik değişiklik önümüze gelir.

beslenme genetiği

Beslenme Genetiği – Nükleotid Polimorfizm. SNP resimde görüldüğü gibi bir gen bölgesi içinde herhangi bir harf değişimini ifade eder. Birinde bu harf G iken başka birinde A olabilir, ya da C veya T. 50 ciltlik bir kitapta tek bir harf hatası aramaya bedeldir bu iş. Neyse kş biyoteknoloji harikası PCR cihazlarımız var.

DNA Tamir Mekanizması

SNP’ler, genel popülasyonun yüzde birden fazlasında meydana gelen, bir bazın diğerine tek nükleotid ikameleridir. A harfi yerine T gelmesi gibi. Bu olunca ne olur? AL, olur AT. CAT olur TAT…

Tarzan ağaca bak, cümlesinde bir hokus pokus ile T, A olsun, A lar da C.

Bakalım cümlemiz ne hale geldi.

ACRZCN CĞCCC BCK.

Bu değişimin genomda olduğunu bir düşünün. Bir felakete yol açabilir. Ama Allahtan DNA tamir mekanizmamız var. Çuğu SNP genom için nötr yani zararsızdır. Buna karşılık bazıları zararlı bazıları faydalıdır.

Bu yüzden artık son yılların yeni trendi, diyete başlamadan, bir ilaç tedavisine başlamadan ya da bir besin takviyesine başlamdan önce kendi SNP haritanızı elinize almak ve ona göre bir program çıkarmaktır. Yoksa çoğu kez boşuna kürek çekeceksiniz. Onca masrafa ve emeğe rağmen bir arpa boyu yol alamayacaksınız. Çünkü genlerinizden ve onların çalışma prensiplerinizden haberiniz yok. Siz hapı yutup iyi olmayı beklerken ABC geniniz yuttuğunuz ilacı durmadan hücre dışına pompalamaktadır. Sonuç sıfır etki.

beslenme genetiği

DNA tamir mekanizmalarından, DNA ligaz enzimi renkli olarak gösterilmiş. Günde milyonlarca DNA hasarı tamir edilir.

Konuyu biraz daha açacağız.

Bilim adamları için asıl zorluk, hastalarda belirli bir durum ile ilişkili olan SNP’leri belirleyebilmektir. Sonra bu SNP ile klinik korelasyon kurabilmek.

Güvenilir SNP’ler, belirli hastalıklar, çeşitli ilaçların etkinliği ve belirli ilaçlara karşılık zıt reaksiyonlar dahil olmak üzere tıbbi bakımın çeşitli yönleri hakkındaki kararlarımızı bilgilendiren öngörücü belirteçler olarak hizmet edebilir.

Bu farmakogenetik yaklaşım, hastaları uygun tedavilerle eşleştirerek milyonlarca hasta için zamandan ve paradan tasarruf sağlayabilir. Buna bu günlerde TEST PAIRING diyoruz.

Kişisel Beslenme Tavsiyesi Vermek İçin İyi Bir Zamanda Mıyız?

Obezite, insülin duyarlılığı ve kalp damar hastalıkları için risk faktörleri ve daha fazlasını inceleyen araştırmalar, çeşitli diyet müdahalelerinin bazı olumlu sonuçları ile karşılaşırlar.

Ancak bireysel yanıtta geniş bir çeşitlilik vardır.

Bu ne demek?

Bazı bireyler diyet müdahalelerine iyi yanıt verirken diğerleri hiç yanıt vermez.

Neden?

Genetik farklılıklar bunun bir kısmını açıklayabilir.

2003 yılında insan genomunu oluşturan genetik alfabenin deşifre edilmesiyle, kişinin kendi genetik yapısına dayalı olarak eyleme geçirilebilir yaşam tarzı ve beslenme rehberliği fikri bir olasılık olarak ufukta göründü.

Diyet ve Genlerin Etkileşimi

Beslenme genomiği, besinlerin ve genlerin etkileşimi demektir.  NUTRİGENOMİK, Diyet ve genlerin birbirini nasıl etkilediği sorusuna cevap vermeye çalışır. Daha özelinde yediklerimizin ve içtiklerimizin genlere etkisine nutrigenomik diyoruz, bunun aksine yani genlerin yediklerimizin ve içtiklerimizin metabolizmasını etkilemesine de NUTRİGENETİK diyoruz.  İkisine birden beslenme genetiği ve moleküler beslenme adı veriliyor.

Örneğin;

  • Genlerimiz ve ürettikleri proteinler aldığımız gıdaların metabolizmasını nasıl etkiliyor?
  • Aldığımız besinlerdeki kimyasal bileşenler genlerimizi ve ilgili proteinleri nasıl etkiliyor?
  • Kahve içince neden uyanık kalıyorum ya da kalamıyorum?
  • Çay ben de niye çarpıntı yapıyor? Onda yapmıyor?

İnsan Genomu

İnsan genomu yaklaşık 3 milyar baz çiftinden (harf) oluşur ve bu bazların yalnızca yaklaşık %0,1’i bireyler arasında farklılık gösterir.

Görülen en yaygın genetik varyasyon türü yukarıda bahsettiğimiz tek harf değişiklikleri olan SNP’dir.

Bir SNP, DNA’nın yapı taşları olan bir nükleotidin tek bir baz çiftini (harf) içeren bir varyasyonudur diğer adıyla tek nükleotid polimorfizmi (SNP)

Örneğin, DNA dizisindeki belirli bir noktada, bir birey, her iki ebeveynden de tipik bir sağlık özelliği riski taşıyan bir sitozin bazı (C) nükleotidi miras almış olabilir. Veya bu kişi, aynı pozisyonda bir timin bazı (T) nükleotidinin iki kopyasını miras almış olabilir, bu durum da daha büyük bir risk oluşturabilir. Aşağıdaki resimde 4 farklı kişinin aynı gen bölgesine baktığımızda bir harflik farklılığı görüyorsunuz. Bu değişikliğin yerine göre sonuçları da farklı olacaktır.

SNP

Her kişinin yaklaşık 4 ila 5 milyon civarında SNP’i vardır. Tanımlanan 100 milyondan fazla SNP vardır.

SNP’lerin çoğu genlerin kodlama bölgeleri dışında meydana gelir, ancak SNP’ler bir gen içinde veya bir genin yakınındaki bir düzenleyici alanda meydana geldiğinde, genin işlevini etkileyebilir ve hastalıkta doğrudan rol oynayabilir.

Bir Alfabe Okuma Sorunu

Tek nükleotid polimorfizmleri (SNP’ler) nedir? MUTASYON dan farkı nedir?

Tarzan örneğinde olduğu gibi şimdi de camekan kelimesini ele alalım. C-T değişimi ile camekân, tamekan oluverir. Buna saçma (non sense) mutasyon da diyebiliriz.

SNP’ler ortalama olarak her 1000 nükleotidde neredeyse bir kez meydana gelirler, yani 4 adet A4 uzunluğunda bir yazıda bir harf değişimidir bu. Bu varyasyonlar benzersiz olabilir veya birçok kişide ortaya çıkabilir; bilim adamları, dünya genelindeki popülasyonlarda 100 milyondan fazla SNP buldular.

Şimdiki bilgilerimize göre çoğu SNP’nin sağlık veya gelişim üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Sessizdirler.

Bununla birlikte, bu genetik farklılıklardan bazılarının insan sağlığı araştırmalarında çok önemli olduğu kanıtlanmıştır. Araştırmacılar, bir bireyin belirli ilaçlara tepkisini, toksinler gibi çevresel faktörlere duyarlılığını ve belirli hastalıkları geliştirme riskini tahmin etmeye yardımcı olabilecek SNP’ler buldular.

Mutasyon ise SNP lere nazaran çok daha nadirdir ve gen bölgesinde olan mutasyonlar tehlikeli olabilirler.

Gen Testi

Gerçek bir beslenme testi, diyet bileşenlerinin barsaklardan nasıl emildiğini, karaciğerde nasıl parçalandığını-metabolize edildiğini, organlarca nasıl kullanıldığını ve bireylerin obezite veya bir hastalık riski altında olup olmadığını etkileyen genetik varyantları ortaya çıkarabilir.

beslenme genetiği

Gen Testi için kan vermenize gerek yoktur. Ağız içi yanak hücrelerinden elde edilen DNA bu iş için yeter.

Son yıllarda kişiselleştirilmiş sağlık hizmetlerine olan ilginin hızla artması ve kişinin soyuna ve geçmişine olan merakı doğrudan-tüketiciye ulaşan genetik testlerde ve beslenme ile ilgili genetik testlerde bir PATLAMA yarattı. Önümüzdeki 10 yıl içinde pazarın yüzde 20  büyümesi bekleniyor.

Genetik test şirketleri kilo kaybı, kalp sağlığı, atletik performans, makro ve mikro besin metabolizması ve daha fazlası için sizlere bir dizi program sunarlar.

Bu Testler Nasıl Yapılır?

Tipik olarak, bir tüketici, şirket tarafından gönderilen bir test tüpüne yanağın içinden sürüntü alarak tükürük örneğini koyar ve bunu laboratuvara postalar.

Laboratuvarda, tükürük hücrelerindeki DNA ayrıştırılır, yani izole edilir ve belirli bir SNP seti için tüketicinin genotipini belirlemek için analiz edilir. Son olarak, şirket SNP genotiplerini yorumlar ve kendi kendini yorumlaması için doğrudan tüketiciye giden bir rapor oluşturur.

SNP Genotipleme Analizi

Bir raporun içeriği genetik test şirketine göre değişecektir. Bir şirket 45 genetik belirteci test edebilirken, diğeri 50 veya yalnızca 30 belirteç test edebilir. Ek olarak, her şirket aynı sağlık özelliği için farklı belirteçlere bakabilir. Örneğin, bir şirket vücudun yağı nasıl metabolize ettiğini değerlendirmek için yedi geni inceleyebilir ve diğeri daha fazla veya daha azına bakacaktır. Bu, bir sağlık özelliğinin yorumlanmasında ve sonraki beslenme önerilerinde FARKLILIKLARA YOL AÇABİLİR. Bu noktada dikkatli ve bilgili olmalısınız.

Güvenilir Uzmanlar

İki şirket aynı genlere baksa bile, özel algoritmaları genleri farklı şekilde yorumlayabilir ve size farklı öneriler sunabilir. Bu önemli ayrıntı nedeniyle ticari olarak kandırılmamak ve bilimsel dedikodularla dolandırılmamak için test yapan şirket ve çalışanlarının genetik özgeçmişi iyice araştırılmalıdır. Kısacası güvenilir uzmanlardan hizmet almalısınız.

Genetik danışmanlar, belirli özellikler için hangi genetik belirteçlerin dikkate alınması gerektiğini belirlemek için literatürü gözden geçirir ve aynı özelliği, örneğin kilo verme ve sürdürme becerisini değerlendirmek için birden fazla belirteç kullanıldığında algoritmalar oluşturur. İşin özü, işi uzmanlarına bırakınız.

Eve bir tamirci çağırıldığında bile iyi bir usta arayışına giren insanoğlu kendi sağlığı söz konusu olduğunda bu titizliği maalesef gösterememektedir.

Beslenme Genetiği ve Bir Örnek

Obezite veya aşırı kilolu 8oo denek, iki yıl boyunca değişen seviyelerde makro besin içeren dört beslenme planından birine atandı. Kilo kayıpları çeşitli planlar arasında benzer olsa da daha sonraki analizler, belirli bir genotipe sahip bireylerin yüksek karbonhidratlı bir diyette daha fazla kilo verdiğini, farklı bir genotipe sahip olanların ise yüksek proteinli bir diyetle daha iyi sonuç verdiğini öne sürdü. Bazı gözlemsel çalışmalar da önemli gen-diyet etkileşimleri bulunmuştur. Araştırmalar çeşitli yeme planlarının kilo vermeyi kolaylaştırdığı açık olsa da genetik test şirketlerinin amacı her kişi için en uygun odağı belirlemek ve DNA temelli diyet ve yaşam tarzı sağlamaktır.

Obezite ve Genetik Etkileri: Artık çocuklar daha şişmanlar. Bütün suç genlerde değil!

Yine de tüm uzmanlar, DNA test şirketlerinin sağladığı bilimin yaygın kullanıma hazır olduğu konusunda hemfikir değil. Ticari nutrigenetik test şirketleri tarafından sunulan 38 gen varyantını içeren yaklaşık 1.200 çalışmanın meta-analizine göre 38 gen varyantının, obezite ve diyabet gibi besinle ilgili durumların ortaya çıkmasıyla ilişkili olmadığı sonucuna varıldı. Ancak veriler, pazarlama ve popüler kültür gürültüsünü haklı çıkaracak kadar kesin değil.

Beslenme Genetik Sonuçlarına Nasıl Uyacağım

Genetiğime uygun besleneceğim diyorsanız bu teknik bilgi size faydalı olacaktır. İmkanınız varsa en ideali beslenme genetik testi yaptırmanızdır. Bu konuda onlarca şirket mevcut.

Örnek: LISTEN TO YOUR GENES

https://www.gdx.net/

https://www.23andme.com/en-int/

https://www.ancestry.com/

www.3x4genetics.com

Nokta mutasyonunun ne olduğunu biliyorsanız, SNP’nin açıklaması kulağa benzer gelebilir. Doğrudur, her ikisi de bir DNA dizisindeki tek nükleotid farklılıklarıdır, ancak dikkat, dikkat, SNP’ler hastalığa neden olan mutasyonlarla karıştırılmamalıdır.

Son yılların yeni trendi: SNP ve Moleküler Beslenme

İlk olarak, bir harf değişiminin SNP olarak sınıflandırılması için, değişikliğin genel popülasyonun en az yüzde birinde olması gerekir. Hastalığa neden olan bilinen hiçbir mutasyon bu kadar yaygın değildir.

İkincisi, hastalığa neden olan mutasyonların çoğu, bir genin kodlama veya düzenleyici bölgelerinde meydana gelir ve gen tarafından kodlanan proteinin işlevini etkiler. Mutasyonların aksine, SNP’ler illa genlerin içinde yer almazlar ve her zaman bir proteinin çalışma şeklini etkilemezler.

SNP’ler İki Ana Kategoriye Ayrılır:

Bağlı SNP’ler (aynı zamanda gösterge niteliğinde SNP’ler olarak da adlandırılır) genler içinde bulunmazlar ve protein işlevini etkilemezler. Yine de belirli bir ilaç tepkisine veya belirli bir hastalığa yakalanma riskine karşılık gelebilirler.

Nedensel SNP’ler, bir proteinin işleyiş şeklini etkiler, bir hastalıkla ilişkilendirilir veya bir kişinin ilaca tepkisini etkiler.

Nedensel SNP’ler iki şekilde olabilir:

Bir genin kodlama bölgesinde yer alan kodlama SNP’leri, genin protein ürününün amino asit dizisini değiştirir. Proteinin yapısı değişirse ciddi hastalıklar ortaya çıkar.

Genetik Kodlama

Genin düzenleyici dizileri içinde yer alan kodlamayan SNP’ler, gen ekspresyonunun zamanlamasını, konumunu veya seviyesini değiştirir.

Genetik Testleri Nasıl Kullanıyoruz?

Uzmanlar, doktorların bir hastalığı teşhis etmek veya tedavi etmek için birçok durumda genetik testler istemesi gerektiği konusunda hemfikirdir. Hastalık riski genleri, bir hastalığa yakalanma olasılığını tahmin etmeye yarar.

KAHVE GENİ

beslenme genetiği

Sizin kahve geniniz nasıl?

Toplumla, kahvenin iksir mi yoksa zehir mi olduğu konusunda tam olarak fikir birliği içinde değil.  Amerikan Kalp Derneği kahvenin kalp hastalığı ile ilişkili olup olmadığı hakkında araştırmalar yapıyor.

Yıllardır kahveyi “muhtemelen” kanserojen olarak sınıflandıran Dünya Sağlık Örgütü, kahve-kanser bağlantısının kanıtlarının “yetersiz” olduğunu söyleyerek kısa süre önce kendisini yalanladı. Ulusal beslenme kuralları, orta düzeyde kahve tüketiminin aslında sizin için iyi olabileceğini, hatta kronik hastalığı azaltabileceğini söylüyor.

Kahve hakkında neden bu kadar çelişkili kanıt var?

Cevabın bir kısmı genlerimizde olabilir.

Kafein: (1,3,7-trimetilksantin)

Kahvenin Kimyası

Kahve, önemli miktarlarda klorojenik asit ve kafein sağlayan karmaşık bir kimyasal karışımıdır. Filtrelenmemiş kahve, kahvenin kolesterol artırıcı etkisinde rol oynayan diterpenler olan önemli bir cafestol ve kahweol kaynağıdır.

Vücudumuzun kafeini ne kadar hızlı parçaladığını belirleyen gen: Kahve geni! CYP1A2

Uzun ismiyle Sitokrom P450 1A2; P450 enzim ailesinin bir üyesidir. nsanda 6 kadar p450 detoks enzimi vardır. İlaçlar ve besinlerdeki kimyasalları parçalayan enzimlerin bir alt grubudur bunlar.

Karaciğer detoks işleminde ESAS görev p450 enzimlerine aittir.

Kahvede bulunan kafeini metabolize eden yani onu parçalayıp idrarla atılacak kıvama getiren enzim CYP1A2 dir. Bu genin 1A formunda bulunan kişiler HIZLI, 1F formunda bulunan kişiler YAVAŞ kahve metobilize grubudur.

AA-Hızlı

AC-Yavaş

CC-Yavaş

Siz kendinizin gen tipini biliyor musunuz?

Ben baktırdım ve biliyorum, ona göre kahve çay düzenimi ayarlıyorum.

Hatta sporcular özellikle olimpiyat sporcuları bu beslenme genlerine mutlaka baktırırlar. O bitiş çizgisindeki milisaniyeler ya da saniyeler için bu genlerin HIZLI ya da YAVAŞ olması çok önemlidir.

Biraz daha açarsak: Genin bir varyantı, karaciğerin kafeini çok hızlı bir şekilde metabolize etmesine neden olur. “Hızlı” varyantın iki kopyasını (her bir ebeveynden birer tane, örneğin AA) miras alan kişiler, genellikle hızlı metabolize ediciler olarak adlandırılır. Yavaşlar, AC veya CC dir.

CYP1A2: P450 karaciğer detoks enzimlerinden bir üye

Fazla Kahve Tüketimi

Fazla kahve tüketimi, yavaş metabolizörlerde kalp krizi olasılığının daha yüksek olmasıyla bağlantılıdır. Hızlı metabolize edenler arasındaki eğilim tam tersidir. Günde bir ila üç fincan kahve içenlerin kalp krizi riskini önemli ölçüde azalttığı görülmüştür – bu da kahvenin onlar için koruyucu olduğunu gösteriyor. Ama 4 ve fazlası riskli olabilir. Önemli bir nokta daha var. Kafein metabolizmasındaki farklılıklara katkıda bulunan açıkçası başka genetik ve çevresel faktörler de var. Ve bunlar mevcut testler tarafından hiç ele alınmıyor.

Sabah bir fincan espressomu içene kadar asla tamamen uyanık kalamam. Beni üretken, enerjik ve sadece biraz öforik olarak tanımlayabildiğim şey yapıyor, kahve mi diyorsunuz, yoksa?

Fakat şunu hep merak ettim diyor musunuz: Kahve alışkanlığım sağlığımı nasıl etkiliyor?

Covid’in ACE’si ve Beslenme Genetiği

CYP1A2 geninin bir risk varyantına sahip olmak, herhangi bir durumun bilinen riskini tek başına etkilemez. Ancak risk varyantına sahip olmak, kafeini metabolize etmede veya detoksifiye etmede yetersiz olduğunuz anlamına gelir.

Dolayısıyla, CYP1A2’nin yavaş metabolize edicisi olmak, iki fincandan fazla kahve içerseniz kalp hastalığı riskinizi artıracaktır. Bununla birlikte, kahve tüketimini genetik varyantlara dayalı olarak kalp damar hastalıkları riskine bağlayan araştırmalar tartışmalıdır.

Diğer bir  gen ACE genidir, bu gen vücudu anjiyotensin dönüştürücü enzimi üretmeye yönlendirir. ACE geni için risk varyantı olan bireyler, yüksek tuzlu diyet varlığında yüksek tansiyon riski altındadır.

Tuzu Tamamen Yasaklamak veya Kötülemek Doğru Bir Yaklaşım Değildir

Önce genlerin durumuna bakıp sonra konuşmak en doğrusudur. Çünkü bazı insanlar kahveden kaçınır çünkü sadece bir fincan bile onları gergin ve endişeli yapar. Diğerleri dört fincan kahve içebilir ve gözlerini zar zor açık tutabilir. Bazı insanlar kahveyle sabahlar.

Kristal Tuz

Bir araştırma, insanların yüzde 40’ının hızlı metabolizör olduğunu söylüyor. Yaklaşık yüzde 45’inin hem yavaş hem de hızlı bir kopyası var ve yüzde 15’i yavaş alelin iki kopyasını taşıyor.

Bisikletçi iseniz yavaş olmanız bir avantaj! Kafeini yavaş metabolize eden sporcuların, 40 kilometrelik bir yarışı bir dakika daha hızlı tamamladığını buldu. Ancak kafeini hızlı metabolize edenler bitiş çizgisine varışı dört dakika uzattılar.

Milli bir sporcuysanız ya da olimpiyatlara katılacaksınız dakikaların önemi anlatılmaz.

Hastalar Genetik Testleri Sevdi – Beslenme Genetiği

Birçok hasta genetik testlerin sonuçlarına göre diyet değişikliklerini daha iyi benimser. BURASI ÇOK ÖNEMLİ

Kardiyometabolik

DNA raporunun kardiyometabolik sonuçlarını gördükten sonra, hipertansiyonu olan ve genetik aile öyküsü olmayan bir hasta, kafein ve tuz alımını azaltması için kendini daha kolay motive eder. Yoksa çevresinin dediklerine çok kulak asmaz. Buna doktoru da dahil. CYP1A2 CC çıkan birisi artık eskisi gibi olmaz… Yoğurdu üfleyerek yer.

İYİCE ARAŞTIRIN

  • Test yaptıracağınız Genetik test şirketini iyi araştırın. 
  • Müşterilerine teşhis koymaya çalışan şirketlerden kaçının. 
  • DNA testlerini dikkatli bir şekilde yorumlayın.
  • Bu testlerin tanısal olmadığını bilin. SNP testleri çoğunlukla yatkınlıklarınızı gösterebilir.

Beslenme Genetiği ve Ekip Çalışması

DNA testinin geleneksel değerlendirme önlemleri ve hekim-klinik sunumu ile birlikte kullanılması gerekir. Örneğin, besin eksikliğine yönelik bir gen SNP yatkınlığı, gerçek bir eksiklik kontrol edilmeden hemen takviye kullanımına yol açmamalıdır. Ancak bazı SNP’ler, bazı insanların neden takviyeye ihtiyaç duyduğunu açıklamaya da yardımcı olabilir.

Beslenme Genetiği ile ilgili Sonuçlar Ne Anlama Gelir?

Bir hasta, dışarıda bir test şirketine gidip raporunu başka bir uzmana ya da genetikçiye yorumlatmaya getirebilir.

Bazı test şirketlerinin raporlarının arkasında çok az bilim olduğunu ve müşteriyi davranış değişikliği için başka temellere yönlendirdiklerini kabul edin.

Kolin

Uç bir örnek olarak, bir DNA raporu, bir kolin eksikliği olasılığına dikkat çeksin. Hastadan, bu rapora göre günde en az 550 mg kolin tüketmesi istensin. Bu kolin miktarı ANCAK günlük olarak üç bardak çiğ mercimek veya bir fast food restoranından üç öğün gıda tüketilerek karşılanabilir.

Bu sonuca kim inanır?

Konuya Devam Etmek İsteyenler için Beslenme Genetiği ile ilgili EK okuma:

Lütfen devam ediniz.

Kimi uzmanlar kilo kaybı için ideal bir makro besin alımını seçmek için DNA testlerinin yani SNP tespitinin işe yaramadığını öne sürer. Bu, glütene tepkiyi tahmin etmek için laktaz genine bakmak gibidir diyorlar.

Kimi uzmanlar ise test yaptırsanız bile, DNA testinden elde edilen beslenme ve yaşam tarzı tavsiyelerinin çoğunun, daha fazla meyve, sebze ve tam tahıl tüketmek ve tuz alımını azaltmak gibi genel-geçer sağlık rehberliğine benzer veya aynı olduğunu vurguluyor. Bu tavsiyeyi almak için kimsenin fazladan para ödemesine gerek yok ki! diye de ekliyorlar.

Uzmanlar, sağlıklı bireyler için nutrigenomik testlerinin yaygın kullanımından yana olsun ya da olmasın, araştırmacılar bilimin yeni anlayışlar getirmeye devam edeceği konusunda hemfikir.

Bize soracak olursanız imkanınız varsa bu testleri yaptırmanızın bir sakıncası yoktur. Tam tersi çok faydalı olabilir.

Bir vitamin D, COMT, CAT, HLA, IL6, MTHFR, GST, SOD, APOE gibi beslenme testleri sizin hayatınızı değiştirebilir.

Çocuklar, Anneler ve Beslenme Genetiği

Çocukların ağızlarına zorla bir şeyler tıkıştıran anneleri, farkında olmadan onların genleri ile oynayarak aslında ateşle oynuyorlar.

beslenme genetiği

GDO’lu bebek

Çocuklar bit fıtrat üzerine doğar ama ebeveynler ısrarla onları GDO’lu bebek yaparlar.  Bebekliğin ilk günlerinde daha bağışıklık sistemi olgunlaşmadan ya da 20 li yaşlara kadar olan fıtratın oturması beklenmeden ekşiyen suratlara inat ağızlara zorla bir şeyler tıkmak ne derece doğrudur, kararı sizlere bırakalım.

Beslenme Genetiği Meraklısına Ek Bilgi: Kahvenin Biyolojisi ve Karaciğer

Kafein karaciğerde parçalanır, metabolize edilir. Karaciğerdeki P450 sistemi kahve metabolizmasında anahtar role sahiptir. CYP1A1 geni tarafından kodlanan sitokrom P4501A1’in polisiklik aromatik hidrokarbonları metabolize ettiği bilinmektedir. Kafein içeriği (fincan kahve başına 100 mg) öncelikle karaciğerde sitokrom P450 CYP1A2 tarafından metabolize edilir (%90) ve ayrıca CYP2A6 ve NAT2 enzimleri tarafından parçalanır.

Kafeinin beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindeki biyolojik etkilerinin çoğu, adenosin reseptörlerinin, özellikle A1 ve A2A reseptörlerinin antagonizması aracılığıyla gerçekleşir. Adenozin hipotezine göre kahve, adenozinle yarışır ve reseptöre ondan önce yapışır, sonuçta sizin uykuya dalmanızı sağlayan adenozin işini yapamaz.

Bununla birlikte, kahve çekirdeklerinin kavrulmasının, organik maddenin eksik yanmasıyla oluşan bir kanserojen kimyasallar sınıfı olan polisiklik aromatik hidrokarbonlar ürettiği bilinmektedir. Alışılmadık derecede yüksek dozlarda kahvenin mutagenez üzerinde potansiyelleştirici etkileri olduğu bilinmektedir.

İçtiğimiz Kahvenin Hücrelerde Parçalanma Hikayesi

Beslenme Genetiği ve Hamileler

Halihazırda mevcut olan kanıtlar, hamile kadınların kahve tüketimini günde 2-3 fincanla sınırlandırmasını öneriyor. Günde 200 mg’dan fazla kafein tüketMEmenin, artmış spontan abortus veya bozulmuş fetal büyüme olasılığını dışlamak için akıllıca olabileceğini iddia ediliyor. Hamilelik sırasında, özellikle üçüncü trimester sırasında kafein metabolizması azalır. Bu, kafein metabolizmasında yer alan ana enzimin aktivitesinde bir azalma ve buna bağlı olarak kafein yarılanma ömründe bir artış ile ilişkilidir

CYP, Meyve ve Alkol

Greyfurt gibi meyveler kafein metabolizmasını azaltır. CYP baskılanır.

Sigara ve alkol CYP1A2 enziminin çalışmasını bozar

 

Bir Fincan Kahve İksir Mi Zehir Mi?

Karaciğer detoks genlerinizin durumuna göre cevap değişir.

İlgili Yazılar