Ankilozan Spondilit, Romatizma Tedavisi

İltihap Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İltihap Tedavisi Nedir

İltihap Tedavisi

İltihap tedavi edilebilir. Ama nasıl? Kronik iltihap normal iltihabın rayından çıkmış halidir. Aslına bakarsanız iltihaplanma vücut için çok iyi bir şeydir. Fakat insanlar nedense iltihabın her zaman durdurulması gereken kötü bir şey olduğunu düşünüyor. Bu yanlıştır. İltihaplanma fizyolojik şartlarda vücudunuzu güvenli ve sağlıklı tutmak için ve dahası iyileşme ve yara onarımında önemli bir rol oynar. Bu noktada kuralımız şudur: Bazı iltihaplanmalar iyidir. Çok fazlası kötüdür.

Vücudunuzun iyileşme sistemi için doğru iltihaplanma şarttır. Ancak kronik inflamasyon sorun çıkartabilir.

İnflamasyon belirtileri bir otomobilin kontrol panelinde yanıp sönen ikaz ışığı gibidir. Size bir şeyin yanlış olduğunu söyler. Ama çözüm yanıp sönen ampulü çıkarmak değil. Bunun yerine, ikaz lambasının yanıp sönmesine neyin sebep olduğunu bulmalısınız. İltihaplanma da aynı bunun gibidir. Size dikkat edilmesi gereken daha büyük bir şeyin devam ettiğini hatırlatır.

Akut ve kronik iltihap

2 tür iltihap vardır: akut ve kronik. İnsanlar en çok akut inflamasyona aşinadır. Soğan doğrarken elinizi kestiniz. Kanama oldu. Kanama durduktan sonra kesi etrafında ortaya çıkan kızarıklık, sıcaklık, şişme ve ağrı akut inflamasyondur. Vücut burada bağışıklık sistemi, yaralı alanı korumak ve iyileştirmek için beyaz kan hücrelerini yara bölgesine gönderir. Akut inflamasyon, vücudunuzun enfeksiyonlarla nasıl savaştığını yönetir ve iyileşme sürecini hızlandırır. Böyle bir iltihaplanma iyidir çünkü vücudu korur. Soğuk algınlığı veya grip gibi bir virüsünüz varsa bu işlem aynı şekilde çalışır.

Aksine, iltihaplanma çok arttığında ve uzun bir süre devam ettiğinde bağışıklık sistemi, süreci uzatan beyaz kan hücrelerini ve kimyasal habercileri olay yerine pompalamaya devam eder, bu istenmeyen durum kronik iltihap olarak bilinir. Vücut kronik iltihapta şöyle düşünür: ciddi bir saldırı altındayım, bu nedenle bağışıklık sistemini süresiz olarak alarma geçiriyorum. Herkes savaş bölgesine marş marş…

Bu olduğunda, beyaz kan hücreleri asıl işlerinin yanında civardaki sağlıklı doku ve organlara saldırabilir. Örneğin, fazla kiloluysanız ve fazla karın içi derin yağ hücreniz varsa bağışıklık sistemi bu hücreleri bir tehdit olarak görebilir ve beyaz kan hücreleriyle yağ hücrelerine saldırır. Ne kadar fazla kilolu olursanız, vücudunuz iltihap durumunda o kadar uzun süre kalabilir. İşin özü vücut fazla kilolardan nefret eder ve onları düşman olarak görür ve yok etmek için saldırır.

Bununla birlikte, kronik iltihaplanma uzun süre devam edebileceğinden, kesin etkisini bilmek hiç kolay değildir. Bu bir tavuk ve yumurta senaryosudur. Kronik inflamasyon bu rahatsızlıkların riskini arttırıyor mu, yoksa bir yan ürün müdür?

 

İltihap Tedavisi nasıl yapılır

Araştırmalar, kronik inflamasyonun kalp hastalığı, diyabet, kanser ile Crohn hastalığı, romatoid artrit, ankilozan spondilit, lupus gibi romatizmal hastalıkları ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

İltihap durumunda ne zaman endişelenmeliyiz

Çoğu zaman akut inflamasyon hakkında çok fazla endişelenmenize gerek yoktur. İltihabın iyileşmesine yardımcı olmak için kontrolü kaybetmeden vücudun kendi işini yapmasına izin vermek en iyisidir. Fazla müdahaleci olmayın. Hele hele yangına körükle asla gitmeyin.

Kronik inflamasyonla başa çıkmak daha da zordur. Adı üstünde kronik bir rahatsızlık zamana yayılarak tedavi edilmelidir. Esas sorun, kronik inflamasyonun genellikle “görünmez” olmasıdır, çünkü akut inflamasyonun yaptığı gibi her zaman fiziksel belirtileri göstermez.

Peki göremeyeceğiniz veya hissedemeyeceğiniz iltihabı nasıl önleyebilir veya azaltabilirsiniz?

Kronik iltihap testi

Kronik inflamasyonunuz olup olmadığını nasıl anlarsınız? Kan testi ile, karaciğer tarafından üretilen, inflamasyona yanıt olarak yükselen C-reaktif protein (CRP) ölçülür. Bir litre kan başına 1-5 miligram arasındaki bir CRP seviyesi genellikle düşük, ancak kronik bir inflamasyon seviyesine işaret eder. Eritrosit sedimantasyon hızı inflamasyon için başka bir kan testidir. İltihaplı romatizma gibi inflamatuar rahatsızlıkları olan kişiler için bu test kullanılır. Bunun gibi birçok özel test kronik inflamasyon tespiti için doktorunuz tarafından istenilebilir.

 

Kronik iltihap ile mücadele etme önerileri:

—Doğru beslen, fazla hareket et

Diyet ve egzersizin, kronik iltihaplanmayı yönetmede özellikle güçlü bir etkisi vardır, çünkü ikisi de kilo kontrolüne ve uykuyu iyileştirmeye yardımcı olabilir.

İltihap Tedavisi egzersiz

Hareket et, moralin yüksek tut, inflamasyonu dengele! İltihap tedavisi tam olsun. Fizik, kimya, beden, ruh, zihin ve duygular sağlığına kavuşsun…

Gazlı içecekler gibi bol şekerli sıvılar, ilave şekerli meyve suları, spor içecekleri, işlenmiş et, beyaz ekmek ve makarna gibi rafine karbonhidratlar gibi yiyecekleri kesin veya ortadan kaldırın. Bu tür sağlıksız gıdalar kilo almaya yol açarak kan şekeri seviyelerini yükseltebilirler.

Belli bir diyet türünün kronik inflamasyonu önleyebileceğine dair kanıtlar çoktur. Bazı gıdalar inflamatuar yanıtı durdurma ile ilişkilidir.

Ayrıca, iltihabı azaltabilen polifenoller (Ek Okuma) olarak bilinen antioksidan yönünden zengin daha fazla yiyecek tüketin. Örneğin yaz mevsiminin vazgeçilmezleri olan her türlü çilek, kiraz, erik, kavun karpuz, kırmızı üzüm gibi ve soğan, ıspanak ve lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler.

Düzenli egzersiz, romatizmal hastalıklar ve obezite ile bağlantılı durumlara karşı korunmaya yardımcı olabilir. 2017 tarihli bir çalışma, sadece 20 dakikalık orta yoğunluklu egzersizin (bu durumda bir koşu bandında yürüyüş) anti-inflamatuar bir etkiye sahip olabileceğini göstermiştir.

İltihap romatizma tedavi

Düzenli egzersiz, romatizmal hastalıklar ve obezite ile bağlantılı durumlara karşı korunmada yardımcı olabilir. Sağlık, beden, fiziksel, ruhsal ve duygusal dengeyi kapsadığından iltihaplı romatizma bu dört sağlığı da ilgilendirir.

Yaşam tarzı değişiklikleri yapın

  • Sigarayı bırakın. Sigaradan kaynaklanan toksinlerin iltihap ile doğrudan bağlantısı vardır.
  • Şeker ve kolesterolünüzü test edin. Yüksek miktarda kolesterol, atardamarlarda inflamatuar bir yanıta neden olabilir ve kan akışını kısıtlayabilir.
  • Ağız hijyeninizi artırın. Fırçalarken veya diş ipi kullanırken diş etleriniz kanarsa, diş eti iltihabınız olabilir. Ağız ve barsak bakterilerinin kronik hastalıklarla ilişkisi çok belirgindir. Mikrobiotada bir sorun varsa kronik iltihap riskiniz var demektir.

 

Meraklısına Bilimsel Ek Okuma:

Çay, Romatizma ve Kronik İnflamasyon

Yeşil çay (Camellia sinensis var. Sinensis ve Camellia sinensis var. assamica) özellikle anti-inflamatuar özelliklerinden dolayı romatizma araştırmacıların ilgi odaklarından birisidir. Romatizmalı fareler yeşil çay ile beslendiğinde çayın yapısında bulunan polifenoller yüzünden artritin başlaması ve ilerlemesinin önlendiği gösterilmiştir. Yine sıçan adjuvan artrit modelinde, yeşil çayda bolca bulunan kateşinlerin, IL-6 sentezini inhibisyona uğrattığı ve trans-sinyalleşmeyle ilişkili olarak artrit oluşum engelleyebileceği gösterilmiştir.

İltihap çay

Çayın yapısında bulunan polifenoller ve fitokimyasallar nedeniyle (antioksidanlar, antiinflamatuarlar) romatizmanın başlaması ve ilerlemesinin önlendiği gösterilmiştir.

İkisi de aynı bitki olmasına rağmen neden siyah değil de yeşil çay? Dünyada siyah çay ve oolong çayı gibi çok farklı çay türleri olmasına rağmen, yeşil çayın sağlığa yararları çok kapsamlı şekilde incelenmiştir. Diğer içeceklere kıyasla, yeşil çay kateşinler bakımından oldukça zengindir. Yeşil çayın en güçlü ve en temel biyoaktif moleküllerinden biri epigallokateşin-3-gallattır (EGCG). 100 mL sıcak suda 5 dakika demlenmiş 1 gr kuru çay yaprağında ortalama 67 mg toplam kateşin bulunur. Bunun 30 mg’ı epigallokateşin-3-gallattır.

 

EGCG İnflamasyonu Azaltabilir

Siyah çay ise ortalama 15 mg kateşin içerir. EGCG; prostaglandin E2, nitrik oksit ve NFkB üretimini yavaşlatması gibi çoklu inflamatuar yolaklar üzerinde etkili olduğu uzun yıllardan beri bilinen güçlü bir antioksidan flavonoiddir. Son otuz yılda anti-kanser, anti-obezite, anti-diyabet, anti-oksidant, anti-apoptotik, anti-inflamatuar ve nöroprotektif etkileri ve kateşinlerin koruyucu etkisi ortaya konmuştur.

Bununla birlikte, sistemik dolaşımdaki epigallokateşin konsantrasyonu çok düşüktür ve birkaç saat içinde serumda kaybolmaktadır. Flavonoidlerin dolayısıyla epikateşin metabolizmasında bağırsak mikrobiyotası önemli bir yer tutar. Bu nedenle besinlerin ve içeceklerin ince bağırsakta parçalanması sonucu ortaya çıkan metabolitlerin ve bağırsak mikrobiyotasının etkileşimi, flavonoid sahasının en güncel konuları arasındadır.

Yeşil çay ile siyah çay karşılaştırıldığı bir sıçan çalışmasında yeşil çayın romatizmal belirtileri azaltabileceği bulunmuştur. Bu deneysel çalışmada, yeşil çay ile tedavi edilen sıçanlarda, hem siyah çay ile tedavi edilen hem de tedavi edilmeyen kontrollere kıyasla klinik artrit skorları azalmıştır. Yeşil çay verilen sıçanların serumları analiz edildiğinde; TNF-α ve IL-1β gibi proinflamatuar sitokin seviyelerinin, çay içmeyen ya da siyah çay içirilen sıçanlara kıyasla anlamlı ölçüde azaldığı tespit edilmiştir.

Yeşil çay tüketiminin; romatizma hastalık skorlarındaki etkilerinin yanı sıra romatizmal hastalıklarda daha iyi bir ağrı yönetimini hedefleyen çok sayıda deneysel ve klinik çalışma yapılmıştır. Sonuç olarak etkin doz ve uygun sürelerde kullanıldığında yeşil çay ve benzeri içeceklerin romatizma ile daha etkin bir mücadele için işe yarayacağı düşünülmektedir. Çünkü yüksek konsantrasyonlarda polifenoller prooksidatif aktivitelere sahipken, çok daha düşük seviyelerde antioksidan etkiler meydana getirir (hormetik etki)…

 

Kaynaklar

https://www.health.harvard.edu/

https://www.khanacademy.org/

https://www.washingtonpost.com

https://www.nature.com/articles/s41591-019-0675-0

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0092867414015906

https://www.turkiyeklinikleri.com/

İlgili Yazılar