Dikkat Eksikliği ve Fiziksel Aktivite İlişkisi / Hareket Sağlıktır
Okul çağı çocuklarının ebeveynler tarafından en sık şikayet konuları derslere olan ilgisizlikleri, beslenme problemleri, dikkat – konsantrasyon problemleri ve çağımızın sorunu bilişim araçları ile çokça vakit geçirmeleri olarak sıralayabiliriz. Dikkat ve konsantrasyon problemleri aileleri en fazla kaygılandıran bir durumdur. Çocuklarımızı bir yarış atı gibi gördüğümüzden “çocuklarımız sınıflarında okulda ve hatta bulunduğu ilde birinci olmak zorunda olduğundan” bu durum kaygı düzeyimizi arttırmaktadır. Bu bakış açımızdan dolayı aslında sorunlu görülen çocukların önemli bir kısmı normaldir. Çocuklar yetişkinler kadar dikkatlerini toplayamaz dakikalarca aynı konuya ilgi göstermez ve okulda geçirdikleri vakit dışında her gün evde de 3-4 saat çalışamazlar. Dikkatlerinin dağılması ve sıkılmaları kadar doğal bir şey olamaz. Ancak hedeflerimiz olduğu için (çocuğun değil bizim hedeflerimiz) çocuğu sıkabildiğimiz kadar sıkmaktayız. Çocuk dediğin hayatı oynayarak öğrenen en değerli varlıklarımızdır. Arkadaşları ile yeterince vakit geçiremeyen çocuklarda farklı sorunlar ortaya çıkabilir. “Çocuğumda dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu veya konsantrasyon bozukluğu olmasın !” demeden önce hal ve davranışlarımızı gözden geçirmekte fayda vardır.
Gelelim asıl konumuz olan dikkat eksikliği ile fiziksel aktivite arasındaki ilişkiye. King’s College London’dan Dr. Taylor ve arkadaşlarının Eylül 2019 da yaptıkları bir çalışmada orta ve yüksek yoğunlukta egzersiz, dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu olanlar da dahil olmak üzere çocuklarda bilişsel ve işlevsel davranışı iyileştirebildiği ve bununla birlikte, uzun süreyle hareketsizlik dikkat dağınıklığına neden olduğu belirlenmiştir. Çalışmada çocuklara on iki hafta boyunca iki haftada bir 40 dakikalık egzersiz seansları eğitmenler eşliğinde yaptırılmış ve aile ile iş birliği şeklinde durum değerlendirilmesi yapılmıştır. Program sonucunda çocukların dersteki konsantrasyonunda artış ve öğrenme kabiliyetlerinde belirgin iyileşme tespit edilmiştir. Ayrıca çocuklarda fiziksel gelişim ve iştah problemleri de olumlu etkilenmiştir.
Fiziksel egzersizin konsantrasyon üzerindeki etkisi erişkinlerde de benzer şekilde ortaya çıkmaktadır. Düzenli egzersiz programların ile dopamin adrenalin noradrenalin ve seratonin hormonlarının salınımları dengeli hale geldiğinden, düzenli olarak yapılan egzersizler dikkat eksikliği ve mutsuzluğa karşı koruyucu etkiye sahiptir.
Benzer durum kronik hastalıklarda da geçerlidir. Kronik hastalıkların en temel sorunu ataklar halinde veya sürekli olarak devam eden inflamasyonlardır. Kronik inflamasyon, ağrılarımıza neden olan, günlük konforumuzu bozan ve yapısal sorunlara neden olan fizyopatolojik bir durumdur. Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit, Lupus gibi toplumumuzda sıkça gördüğümüz hastalıkların temelinde kronik inflamasyonlar yatmaktadır. Bu patolojik durumu ortadan kaldırmak için inflamasyonun doğal yollarla ortadan kaldırılmaya çalışılması klinik seyir açısından pozitif etkileri olacaktır. Bu nedenle günlük 30 dk egzersiz programlarının kronik inflamasyonu anlamlı azalttığı bilinen bir gerçektir.
Dikkat eksikliğinden kronik inflamasyona, iştah problemlerinden hafif orta depresyona, obezite ve diyabete kadar bir çok hastalığın tedavisinde egzersiz programları etkili olabilmektedir. Koruyucu hekimlik veya destek tedavi amaçlı olarak hastalığımız olsun olmasın öncelikli olarak kendimizden başlamak kaydı ile aile boyu harekete geçmekte fayda vardır. Her bireyin hoşlanabileceği ve sürekli olarak yapabileceği egzersiz programlarını belirlenmeli ve düzenli olarak yapılmalıdır. Egzersiz içeriğini hastalığımız varsa tabi ki bir uzman kontrolünde belirlemekte fayda vardır. Unutmamak gerekir harekete geçmek torbalarca ilaç kullanmakta daha faydalıdır.
Bugünden tezi yok … Haydi !
HAREKET SAĞLIKTIR

www.drceyhunnuri.com

Etiket