Bilgi ve Demeçler

Son Yazılar

Romatoid Artirit – Epigenetik Faktörler

Romatoid Artirit – Epigenetik Faktörler

Romatoid Artrit oluşumunda genetik faktörler %50 olasılıkla etkilidir, asıl sorumlu ise EPİGENETİK faktörlerdir.

Epigenetik faktörler çevresel faktörlerden etkilenerek genomik DNA’mızı etkiler ve hastalık oluşturur.

İki sistemin (genetik ve epigenetik) birbirleriyle etkileşime girdiği ve sonuçta Romatoid Artrit gelişiminden sorumlu oldukları tespit edilmiştir.

Tedavi süreçlerinde aynı mekanizmalar üzerinden epigenetik faktörler etkilenmesi sağlanarak hastalığı geriye çevirmek mümkündür.

Hastalığa yatkın genetiğin reperasyonuna (onarım) yardımcı olunarak,a Romatoid Artrit hakkındaki ‘çaresiz bir hastalık’  düşüncesini değiştirmek olasıdır.

 

Romatoid Artrit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/iltihapli-eklem-romatizmasi-tedavisi/

Fibromiyalji Tedavisi Olmayan Bir Hastalık Değildir !

Fibromiyalji Tedavisi Olmayan Bir Hastalık Değildir !

Sabahları Yorgun Uyanma / Yaygın Ağrılar / Uykusuzluk – Huzursuzluk / İsteksizlik-Hayata Dair Ümitsizlik en sık görülen bulgulardır.

Hekimler tarafından anlaşılamamaktan yakınırlar. Laboratuvar tetkiklerinde en sık B 12 Vitamini, D Vitamini, demir eksikliği tespit edilir ve çoğunlukla şikayetler bu eksikliklere bağlanıp tedavi verilerek gönderilir, ancak tedavilere rağmen hastanın ağrıları gerilemez. Ağrı kesiciler faydasız duruma gelmiştir. Tekrarlayan hastaneye gidişlerin sonucunda ise hastaya anti-depresanlar verilmektedir ve maalesef bu tedavilerle başarı oranı çok düşüktür.

Romatizmaya karşı Avrupa Birliği (EULAR) ilkelerine göre: Fibromiyalji tanısı konulduktan sonra, farmakolojik olmayan tedaviye öncelik verilmelidir . Bunun nedeni ‘maliyet etkinliği, hastanın tercihi, güvenliği ve tedaviye erişilebilirliği’dir. En iyi etkinlik ve güvenlik profiline sahip olan fiziksel egzersiz, Fibromiyalji tanısı alan her hastaya verilmelidir.

Ancak çoğunlukla fiziksel egzersizlere hastaların uyum oranı çok düşüktür.

Fibromiyalji Tedavi Protokolü Nasıl Olmalıdır?

Düzenli aralıklarla manuel terapi – osteopati – psikosomatik tedavi protokolleri uygulanmalıdır.

Bu tedavi kombinasyonu ile başarı şansı ‘hasta uyumu ön planda’ olmak kaydı ile % 80 – 90 aralığındadır.

www.drceyhunnuri.com

Patates Zararlı Değildir !

PATATES ZARARLI DEĞİLDİR !
Patates tüm dünyanın kabul ettiği gibi zararlı değildir. Tüketilme şeklinde hatalarımız vardır. En ideal tüketimi tasarlanarak patates hayatımızda daha fazla yer edinmeyi hak ediyor.

– 7000 yıldan daha uzun bir süre önce Peru’da doğmuş, nişastalı temel bir besindir.
– C Vitamini, B1 B2 B5 B6 vitamini, potasyum, folat ve demir gibi önemli bir mikro besin kaynağıdır ve diyete önemli miktarda lif katkısı sağlar.
– Sanıldığının aksine patatesin %80’i su ve % 17.5’i karbonhidrattır.
– En iyi tüketilme şekli küçük baş hayvan eti ile haşlanarak suyu dökülmeden yapılan yemeklerdir.
– Haşlama suyu döküldüğünde suda çözünen vitaminlerde ( C Vitamini, Riboflavin, Niasin, Potasyum ve Magnezyum) önemli kayıplar olur.
– En önemli lif kaynaklarından biridir.
– Nişastasının önemli bir kısmı sindirilmeden bağırsaklara geçerek kalın bağırsak yüzeyinde flora bakterileri tarafından sindirimi sonucu bütirik asit üretimini arttırır.
– Kalın bağırsak sağlığını koruyan en önemli sebzedir. Vitamin içeriklerinden dolayı meyve olarak kabul edilip çiğ tüketilmesi daha sağlıklı olacaktır ancak lezzet eksikliği nedeniyle bunu sıklıkla yapmak mümkün değildir. En azından haftada bir adet patates mümkünse çiğ olarak, değilse suyu sıkılarak tüketilmelidir.
– Kızartmalı tüketimler haşlamayla kıyaslandığında enerji oranını 4 katına çıkarır. Kızartma ve cips şeklinde tüketim tavsiye edilmemektedir.
– Patates, karbonhidrat içeriği bakımından zengin gıdalar olan makarna ve rafine unlu – hamurlu gıdalardan daha doyurucudur.
Enflamatuar ve dejeneratif hastalıkların en önemlileri olan Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit ve özellikle de Ülseratif Kolit hastalıklarının etyopategenezinde bağırsak duvarındaki bozulma ve enflamasyon en önemli rolü üstlenmektedir. Bağırsak duvarında meydana gelen enflamasyon sonucunda sistemik enflamasyon hastalığın klinik şiddetini artırmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde, bağırsaktaki flora elemanlarının sağlıklı sürece ulaşması ve bunun sonucunda da duvarda meydana gelen enflamasyonun bastırılması tedavi protokolünde öncelikli yer almalıdır. Çiğ patates suyu bağırsak mukozasındaki yaralanma ve dejenerasyonu mekanik olarak örterek tamir sürecini başlatmakta ve içeriğindeki sindirimi zor aminopektin bileşiği bağırsak flora elemanları tarafından sindirilerek bütirik aside dönüştürülmektedir. Butirik asit ise bağırsak mukoza hasarlarını onararak bu hastalıkların yanında kanser, crohn, ileit ve anlamsız ishallerin tedavisine yardımcı olur.
Patates tüm dünyanın kabul ettiği gibi zararlı değildir. Tüketilme şeklinde hatalarımız vardır. En ideal tüketimi tasarlanarak patates hayatımızda daha fazla yer edinmeyi hak ediyor.
www.drceyhunnuri.com

Tereyağı – Kısa Zincirli Yağ Asidi ve Kronik Hastalıklar

Tereyağı – Kısa Zincirli Yağ Asidi ve Kronik Hastalıklar

Bütirik Yağ Asitleri : Gıda yolu ile alınabileceği gibi, kalın bağırsakta, sindirim kanalından sürüklenerek gelen doğal sindirilemeyen karbonhidrat parçacıklarını kullanarak Clostridium, Butyrvibrio, Butyribacterium, Sarcina, Eubacterium, Fusobacterium ve Megasphera gibi anaerobik (oksijensiz) bakterilerle sentezlenen en önemli ve en faydalı yağ asitlerinden biridir.

Ülseratif Kolit – Chron Hastalığı – Oksidatif Stres – Metabolik Sendrom- Diyabet – Anlam Verilemeyen İshaller başta olmak üzere kalın bağırsakta oluşması muhtemel hastalıkları önlenmesine, özellikle de bağırsak dışı ancak gastrointestinal (mide – bağırsak) sistemle yakından ilişkili Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit gibi hastalıklarda enflamasyon ataklarının remisyona girmesine katkı sağlar.

Günümüzde yanlış beslenme alışkanlığımızdan dolayı bağırsak florasında bütirik asit sentezi azalmıştır. Bağırsaklarda oluşan bir dizi kronik enflamasyonu önlemek ve kronik hastalıklardan korunmak için her gün doğal bütirik yağ asidi kaynağı olan  KAYMAK ve TEREYAĞI tüketilmesi önem arz etmektedir.

Ankilozan Spondilit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/ankilozan-spondilit-tedavisi/

Romatoid Artrit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/iltihapli-eklem-romatizmasi-tedavisi/

Akılcı Egzersiz Uygulamaları / Romatoid Artrit

Romatoid Artit, poliartirt ve sistemik bulgular ile karakterize en sık görülen kronik romatizmal bir hastalıktır. Bu hasta grubunda en sık görülen durumlar ‘Uyku Bozukluğu, Yorgunluk, Depresyon, Eklem Deformiteleri’ olarak belirtilebilir. Bu durumlar aile – iş hayatını, günlük yaşamını ve sosyal yapısını olumsuz yönde etkilemektedir.
Sağlık otoritelerine göre akılcı egzersiz uygulamaları bu şikayetlerde ciddi anlamda azalma sağlayarak hastanın sosyal hayatını olumlu etkilemekte ve depresyonu geriletmektedir. Bu nedenle egzersiz, bilinenin aksine inflamatuar hastalıklarda hastanın günlük hayatında her gün olmak kaydı ile en az 30 dakika süreyle yer alması gerekir.
Not: İzometrik ve izodinamik egzersiz protokolleri hastaya özel düzenlenmelidir (Bu hasta grubunun ezgzersizlerini direkt yürüyüş veya koşu üzerine kurgulamaları her zaman doğru bir aktivite olmayabilir.)
Romatoid Artrit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/iltihapli-eklem-romatizmasi-tedavisi/

Romatizmal Hastalıklar ve Metabolik Sendrom

Romatizmal hastalıklarda kronik iltihaplanma sonucu meydana gelen proinflamatuar (enflamasyona neden olan) sitokinlerdeki artış, Metabolik Sendromun gelişimine katkıda bulunan insülin reseptör aktivitesini değiştirir.

Romatizmal hastalıklarda kronik iltihaplanma sonucu meydana gelen proinflamatuar (enflamasyona neden olan) sitokinlerdeki artış, Metabolik Sendromun gelişimine katkıda bulunan insülin reseptör aktivitesini değiştirir.

Romatoid Artrit (RA) hastalarında Metabolik Sendrom gelişme riski, bu hastaların AS’li hastalara göre daha ileri yaşta olması ve daha yüksek BMI (vücut kitle indeksi)’e sahip olmaları nedeniyle daha yüksektir. Bu hastalıklarda Metabolik Sendrom yönetimi için; kan basıncı, kan şekeri, lipit seviyesi ve kilo kontrolünün yanı sıra hastalık aktivitesinin kontrolü de sağlanmalıdır.

Romatoid Artrit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/iltihapli-eklem-romatizmasi-tedavisi/

Kinezyofobi / Ankilozan Spondilit

Kinezyofobi; yaralanma ihtimali düşüncesiyle oluşan aşırı hassasiyet neticesinde fiziksel aktiviteden kaçınmayla sonuçlanan hareket korkusu olarak tanımlanabilir. Kronik ağrı ve inflamasyonla karakterize bir hastalık olan Ankilozan Spondilitte(AS)’de santral sensitizasyon (uyarıya karşı artmış yanıt), inflamatuar ağrı ve tutukluğa bağlı olarak hareket korkusu görülebilir.

Fiziksel aktiviteden kaçınma neticesinde hastalarda kondüsyon ve kas gücü kaybı meydana gelmektedir. Yine depresyon, yorgunluk, ağrı şiddeti, hastalığın aktivitesi, fonksiyonel durum da kinezyofobiyle ilişkilidir ve tüm bunlar kısır döngüye neden olmaktadır.

Dolayısıyla öncelikle, katastrofik düşünce (kötüye yorma) ve kinezyofobinin tespit edilip tedavi edilmesinin AS’li hastaların tedavisine olumlu katkıları olacaktır.
Ankilozan Spondilit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/ankilozan-spondilit-tedavisi/

Karahindiba / Romatoid Artrit (RA) ve Ankilozan Spondilit (AS)

Karahindiba / Romatoid Artrit (RA) ve Ankilozan Spondilit (AS)

RA ve AS hastalarında adaptif bağışıklık sisteminin enflamatuar tepkisini optimize etmek için vücuttaki artık protein parçacıkları ve yabancı maddelerin atılması gerekir. Bu durum ağırlıklı olarak karaciğer ve böbreklerde gerçekleşmektedir.
Karahindiba bitkisi detoksifike edici özelliği ağır basan fitoterapötik ajanlardan biridir.

Karahindiba Yaygın Kullanım Alanları
– Mide Şikayetleri (Mide ülser, reflü ve gastritleri).
– Karaciğer ve Safra Yolları Hastalıkları (Karaciğer yağlanması, sarılık, safra çamuru ve taşları).
– İdrar Yolu Enfeksiyonları (Genç yaş bayanlarda sıklıkla görülen idrar yolu enfeksiyonları).

Ankilozan Spondilit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/ankilozan-spondilit-tedavisi/

Romatoid Artrit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/iltihapli-eklem-romatizmasi-tedavisi/

D Vitamini / Romatoid Artrit

Romatoid Artit, Astım ve Sedef (Psoriasis) gibi kronik hastalıklarda D Vitamini seviyeleri çok düşük tespit edilmiştir. D Vitamini takviyeleri sonucunda eklem ağrılarında ve cilt lezyon bulgularında ciddi bir azalma klinik olarak ortaya konmuştur.

770 hastanın dahil edildiği 7 yıllık çalışma sonuçlarına göre D Vitamini takviyesi sonucunda hiperkalsemi gelişmemiştir. Günlük 5.000 – 50.000 ünite arasında tedavi verilmesine rağmen toksik etki de görülmemiştir*.

Kronik hastalıkların tedavisinde uygulanacak protokollerde olumlu sonuç alınabilmesi için D Vitamini uygun dozlarda (5.000 – 50.000 ünite) ihmal edilmemelidir.

D Vitamini dozu doktor takip ve değerlendirmesine tabidir.

*https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30611908/

Romatoid Artrit Hakkında Detaylı Bilgi ve Öneriler: https://www.drceyhunnuri.com/iskelet-sistemi-hastaliklari/iltihapli-eklem-romatizmasi-tedavisi/