+90 (312) 472 17 69

OZON TEDAVİSİ

Vücuttaki oksidan radikallerin yok edilmesi için bir kısım enzimlerin (süperoksit dismutaz, glutatyon peroksidaz vs.) aktivasyonu ile, antioksidan kapasite ve vücudun savaşcıl gücünün (immünite) artırılması sağlanır.

ozon-terapi-ceyhun-nuri

OZONTERAPİ

Ozon (O 3); atmosferin stratosfer tabakasında bulunan, güneşten gelen ultraviyole B ve C ışınlarını engellemesi ile hayati bir görevi olan üç oksijen atomundan oluşan kararsız bir moleküldür. Bu tabakada ozon sürekli bir değişim içindedir. Hacmi duruma göre değişkenlik göstermektedir. %1’lik azalma bile cilt kanserlerinde % 10’luk artışa neden olur. Canlılar troposfer tabakasında yaşarlar, ozonun %10’u bu tabakada bulunur. Soluduğumuz havada canlılar için gerekli olan azot (%78) oksijen (% 20,9) karbondioksit (%0,034) argon (% 0,9) gazları bulunmaktadır. Troposferdeki ozon daha üst seviyede olduğundan solunan havada bulunmaz.

Ozon 1840 yılında Avusturyalı Kimyager Christian Schönbein tarafından bulunmuştur. Kararsız bir molekül olan ozon, oda ısısında gaz halinde olup renksiz, kendisine has bir kokusu vardır. Tepkimelerle kararlı moleküllere kolay dönüşebildiğinden aktif SÜPEROKSİJEN olarak adlandırılır, tıbbi amaçlı kullanımı da bu özelliğinden kaynaklanmaktadır. 3 moleküllü ozon, 2 moleküllü oksijen ve tepkimeye açık tek moleküllü ozonoid (OR) e dönüşür.

Tıbbi ozon gazının %5 i ozon gazı içermekte olup geri kalan % 95 i oksijendir.Ozon için en ideal çözücülerden birisi oksijendir. Vücuda ozon  gazı verdiğimizde tek atomlu O radikali oluşur ve sistemleri uyarır,bu yüzden saf oksijen yerine ozon gazı kullanırız. Ozon,çok yüksek oranda oksidasyon (yakma) gücüne sahip olduğundan tıpta aktif oksijen veya SÜPEROKSİJEN olarak bilinir. Ozon jeneratörü adı verilen cihazlarda oksijen parçalanarak ozon gazı elde edilir. Ozon gazı üretiminde normal hava kullanılmaz çünkü bu takdirde N2O2 (azotdioksit ) oluşur. Doğrusu, oksijen tüpleri kullanılarak 0.05 -100 µg/ml konsantrasyonlar da işleme tabi tutularak ozon gazı üretilir ve uygulama alanına göre dozları belirlenir. Ozonun oda ısısında yarılanma ömrü 40 dk’dır. Ozon üretildikten sonra hemen uygulanmalıdır.

Dünyada Almanya,İngiltere, ABD, Japonya, Malezya,Brezilya gibi pek çok ülkede ozonterapi klinikleri mevcut olup sadece ozonterapi yapan özel hastaneler de mevcuttur. İtalyada Siena Üniversitesinde ozonterapi kürsüsü de mevcuttur.

Hastalıkların temelinde vücudumuzda olan hadiseler domino taşı etkisiyle başlamaktadır. Dokuların ve organların oksijenizasyonunun yetersiz olması ile birlikte inflamatuar (iltihabi) süreç başlar. Bu sürecin başlaması ile birlikte iltihabi reaksiyonlar ve sonuçta organlarda asidoz tablosu gelişir. Bu bilgi ışığında bazı hastalıklara bakıldığında; Artrit tablosunda temel sorun hasarlı alanda inflamasyona bağlı olarak ödem, şişlik ve kızarıklık oluşmasıdır.  Otoimmün hastalıklarda ise etyolojide olan olay vücudun kendi yapılarına karşı oluşturduğu otoantikorların sebep olduğu klinik durumlardır.

Modern tıp anlayışında klinik duruma göre iki tedavi yöntemi belirlenmiştir. Blokaj anlayışı ve yerine koyma anlayışıdır. Örneğin: Graves hastalığı sonucu oluşan hipotroidi de yerine koyma tedavisi uygulanır. Romatizmal hastalıkların(Artrit, RA, SLE, A.Spondylit vs.) neredeyse tamamında değişik mekanizmalar kullanılarak blokaj (baskılama) yöntemi kullanılmaktadır. Bu nedenle, bu hastalıkların temelde çözülmesi imkansızdır (Klasik tedavide kullanılan NSAİİ ve kortikosteroidlerdir gibi yan etkileri oldukça fazla olan ilaç gruplarıdır).

İntegratif (Bütüncül) tedavi yöntemlerini, bilinen tedavi anlayışlarından ayrılan temel mekanizma burasıdır. Bu yöntemlerin hepsinde olduğu gibi ozon tedavisindeki etki mekanizması blokaj veya yerime koyma tedavisi değil, organların ve dokuların asli görevlerini yeniden hatırlatmadır. Tabiri uygunsa her gün balık vermek sorunu çözmüyor. Vücut balık tutmasını bildiğinden, tekrar hatırlatmak gerekiyor.

Çeşitli nedenlerle oluşan dolaşım bozukluğu hızlı bir şekilde oksijenizasyonu bozmaktadır. Dolaşım düzenlenmez ve oksijenlenme sağlanmazsa asidoz ve buna bağlı olarak inflamasyonun baskılanmasında ki yetersizlik ve yaygın ağrılar kaçınılmazdır. Ozon tedavisindeki esas etki, dolaşımı düzenleyerek efektif düzeyde oksijenizasyonu sağlamaktır.

Ozon tedavisi ile vücutta oksidatif bir stres oluşturuyoruz. Ortaya çıkan serbest radikaller ile immün sistemi provake ederek hastalığın tamir ve onarımına yardımcı oluyoruz. Sonuçta bu aktivasyon uygulaması ile kişinin antioksidan kapasitesini artırmış oluyoruz. Ozonun vücutta en güçlü etkilerinden biriside antioksidan kapasite üzerinedir.

Antioksidan enzim seviyeleri ozon tedavisine başladıktan yaklaşık 45 gün sonra artar.  Ozon tedavisinin oluşturduğu tepkiler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

ozon-fayda-TR

SONUÇ OLARAK OZON;

-Doku ve hücrelerin oksijenlenmesini artırır.

-Alyuvarların (kandaki kırmızı, oksijen taşıyan hücre) elastikiyetini artırır, kılcal damardan geçişi artırarak dokuların Oksijen azlığını giderir.

-Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı kişinin direncini artırır.

-Antimikrobik ve dezenfektan özelliği ile bakteri, virüs ve mantarlara karşı etki gösterir.

-Kanın kıvamını / koyuluğunu azaltır, akışkanlığını artırır.

-Damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kılcal damarlardaki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur.Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur. Damar duvarına olan etkisiyle kan basıncının dengelenmesinde de yardımcıdır.

-Hızlı büyüyen Kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını yavaşlatır. Tümör hücre zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserin büyümesini yavaşlatır. Dokulardaki oksijen ve metabolik dengeyi  sağlayarak klasik kanser tedavilerinde kullanılan Radyoterapi ve Kemoterapinin etkinliğini güçlendirir ve yan etkilerini de en aza indirir.

-Hücre içi solunumu artırır, gerekli enerji ATP yi artırır. Daha enerjik ve fonksyonel bir vücüt oluşumunu sağlar.

-Karaciğer hücrelerini aktive eder.

-Böbrek süzme fonksiyonun artırır.

-Cildin detoks (toksik maddeleri dışarı atma özelliği) etkisini artırır, vücudumuzdaki kimyasal maddelerin temizlenmesine yardımcı olur.

-Vücutta doğal ağrı kesici maddelerin (endorfin vb) açığa çıkmasını sağlar.

-Bağışıklık sistemini düzenleyici (immünmodülatör) etki ile Allerji ve Astım gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Dr.  Ceyhun NURİ

Daha  fazla bilgi için lütfen iletişim bilgilerimizden bize ulaşın.

ozon-body-tr

OZON TARİHÇE

Yunancada, Ozein (Tanrının nefesi) kelimesinden türetilmiş olup eskilerden beri kullanıldığı bilinmektedir. Kendisine has belirgin bir kokusu olan ozonun özellikle fırtınalardan sonra içimize çektiğimiz taze hava kokusuna benzer.Yaklaşık 150 yıl kadar bir sürede ozon gazı kullanılarak yapılan tedavilerin genel adı olarak Ozonterapi kavramı ortaya çıkmıştır. Kanserde, antiagingde, iyileşmeyen yaralardan cilt kırışıklığına, kronik yorgunluk sendromundan dolaşım bozukluklarına bir çok alanda kullanılan ozon tedavinin tarihte Tanrının Nefesi olarak bilindiğini ve bu yönüyle mucize etkilere sahip olduğunu biliyoruz.

OZON GAZININ GENEL KULLANIM ALANLARI NELERDİR ?

Ozon, uzun yıllardır gıda ve sterilizasyon endüstrisinde ve veterinerlik alanlarında insanlığın hizmetindedir. Bu alanlarda sterilizasyon amacıyla kullanılmaktadır.

-Gıdalarda sterilizasyon amacıyla kullanımına FDA 1982 yılında onay vermiştir.

-Almanya’da 2. Dünya Savaşı’nda suların sterilizasyonunda ozon kullanılmıştır.

-Klordan yaklaşık 3000 kat da güçlü dezenfektan olduğundan havuzlarda parazit, sporlar, mantarlar ve kistlere karşı kullanılmaktadır.

-Hayvancılık sektöründe gıdaların kontaminasyonunu (bulaşma) önlemede ve raf ömrünü uzatmada kullanılmaktadır.

-Dünyada 50 yıldır MEDİKAL amaçlı kullanılmaktadır.

Türkiye’de ise daha önceleri gayri resmi olarak uygulanırken 2014 yılında yayımlanan yönetmelikle Sağlık Bakanlığı tarafından sertifikalı eğitim kapsamına alınmış, bazı üniversitelerde tabip ve diş tabiplerine uygulamalı eğitimler verilmeye başlanmıştır.

OZON TEDAVİSİNİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANIYORUZ ?

1. YARA VE YANIK TEDAVİSİ

Diabetik ayak, iyileşmeyen yaralar,yatak ve bası ülserleri,iltihaplı yaralarda, osteomiyelitde,damar tıknaıklığına bağlı yara tedavisinde, ameliyat ve doğum izlerinin tedavisinde,el ayak vücut mantar tedavisi, egzema, sedef gibi cilt hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

2. DAMAR TIKANIKLIKLARI VE DOLAŞIM BOZUKLUKLARI

HİPERTANSİYON: Ozon gazı damar duvarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlar bu sayede damar içi basıncı azaltır. Ayrıca Damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kılcal damarlardaki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur. Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur. Damar duvarına olan etkisiyle kan basıncının dengelenmesinde de yardımcıdır. Sonuç olarak Hipertansiyon tedavisinde etkin olarak kullanılır.

 

DAMAR TIKANIKLIĞI: Dokuların yeniden oksijenlenmesini, kılcal damar oluşumunu  sağlayarak dokunun kanlanmasını artırır. Ayrıca damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kanın kıvamını / koyuluğunu azaltarak kılcal (kapiller) dolaşımda ki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur. Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur.

 

YÜKSEK KOLESTEROL (HİPERLİPİDEMİ) VE DAMAR SERTLİĞİ (ATEROSKLEROZ):

Ozon gazı damar duvarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlar bu sayede damar içi basıncı azaltır. Ayrıca Damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kılcal damarlardaki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur. Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur. Dolaşım sistemi üzerine olan etkilerinin yanında damar duvarındaki yağ tabakasının yıkılmasını artırarak damar sertliği ve hiperkolesterolemi tedavisinde kullanılır.

3. KANSER TEDAVİSİ

Dr.Otto WARBURG (nobel ödülü almış bilim adamı) çalışmalarında, kanserin temel nedeni olarak oksijensiz yaşam olduğu (normal sağlıklı hücreler oksijensiz yaşayamaz, kanser hücreleri ise oksijensiz yaşama kabiliyeti vardır) , vücutta tümör yapan genlerin (onkogen)  stres, hava kirliliği, radyasyon ve oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılması sonucunda kanserin başlayabileceğini vurgulamıştır. Oksijen eksikliğinin kanserin yayılmasını hızlandırdığını yeterli oksijen sağlandığında ise tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğunu ve tümör hücrelerinin öldüğünü söylemiştir.

Ozon hızlı büyüyen Kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını yavaşlatır. Tümör hücre zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserin büyümesini yavaşlatır.

Ozonun tümör hücrelerini direkt öldürücü (oksidasyon-yakıcı) etkisinin yanında bağışıklığı güçlendirerek,radyoterapi –kemoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkisini artırarak tamamlayıcı etki gösterir. Yine radyoterapi ve kemoterapinin olumsuz etkilerini en aza indirgemede etkin rol alır.

4. ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE HEPATİTLER

Tüm hepatit tiplerinde virüs çeperini-zarfını tahrip ederek, virüs membran polipeptit zincirlerini yıkar, virüslerin hedef hücreye bağlanmasını engeller ve RNA zinicrini ikiye bölerek üreme sürecini yok eder, bağışıklık sistemini güçlendirerek ve İnterferon salgılanmasını uyararak ALTIN STANDARTLARDA tedavi olduğunu kanıtlamıştır.Hepatit B tedavisinde klasik tedavilere ek olarak ozon tedavisi (Major ve Rektal Ozonun kombine uygulanması) ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle zarflı virüs olan Hepatit C tedavisinde etkinliği kanıtlanmıştır.

Hepatitli hayvanlarda ozonun rektal uygulanması ile portal ven ve karaciğer parankiminde PO2 nin(Parsiyel Oksijen Basıncı) %50 arttığı ,transaminazları,alkalen fosfatazı,billirubini kontrol grubuna göre dramatik olarak düşürdüğü gözlemlenmiştir. (Knoch)

Bunun dışında AIDS ,Zona,Uçuk,Kuş gribi,SARS, gibi viral hastalıklarda etkilidir. Kızamık sonrası gelişen SSPE gibi yavaş virüs enfeksiyonlarında, beynin virüs enfeksiyonlarında (ensefalit), sık ÜSYE,Bronşit,Grip geçirenlerde etkili bir şekilde kullanımı mevcuttur.

5. KARACİĞER HASTALIKLARI

Karaciğer hücrelerinin fonksiyonlarına yardımcı olarak karbonhidratlar,yağ ve protein seviyesinin düzenlenmesini sağlar.Karaciğer hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olarak karaciğer yetersizliği ve sirozda destekleyici olarak kullanılır. Karaciğerde iltihaplanmasının, ilaç ve kimyasalların karaciğer üzerinde ki tahribatının en aza indirgenmesini sağlar.

6. MİDE VE BAĞIRSAK HASTALIKLARI

Gastrit, Ülser, Ülseratif kolit, kolit çeşitleri ve spastik kolon gibi hastalıklarda Ozon tedavisi etkindir. Ozon mukoza rejenerasyonuna yol açan mikrosirkülasyonu artırarak,epitelizasyonu tetikleyerek ve bakterisidal etki ile ülser tedavisinde çok daha etkindir.

7. BÖBREK VE ÜROLOJİK HASTALIKLAR

İdrar yolu enfeksiyonları, prostat rahatsızlıkları, böbrek(Pyelonefrit) ve mesane iltihaplarında(Sistit) etkilidir. Özellikle ozon sauna terlemeyi artırarak yağ doku içinde depolanan toksinleri etkisiz hale getirerek ve deri,akciğer,böbrek ve bağırsak yolu ile atılımı sağlayarak Böbreğe yardımcı olur. Diyalize giren hastalarda ağır metallerin dışarı boşaltımı için böbrekler 24 saat çalışması gerekirken ozon saunada terleme yolu ile 15 dakikada aynı etki oluşturulabilir.

8. KAS, SİNİR, KEMİK, EKLEM HASTALIKLARI (MUSKULOİSKELETAL SİSTEM)

Travmalarda ve kas hastalıklarında iyileşmeyi hızlandırır, dolaşımı düzenleyerek sinir tahribini azaltır ve tamir sürecini kolaylaştırır. Kasların güçlenmesine yardımcı olur.Tüm kemik,eklem, kas, sinir hastalıklarına fizik tedavi ve diğer tedavilerle kombine kullanımı çok faydalıdır.

9. ROMATOİD ARTRİT HASTALIĞINDA OZON KULLANIMI

Otoimmün tepkiye bağlı romatoid artrit gibi hastalıklarda bağışıklık sistemini regüle ederek iyileşme sürecini hızlandırır. Yoğun kas ağrıları,yorgunluk, uykusuzluk, gibi hallerin tedavisinde etkilidir. Ozon, antioksidan sistem aktivasyonu ile (antioksidan enzimlerden superoksid dismutazı-SOD, aktive ederek) dejeneratif ve kronik inflamatuar proçeslerde aşırı miktarda oluşan süperoksit radikallerini azaltır böylece dejenerasyonu ve inflamasyonun gerilemesine yardımcı olur.

10. BEL VE BOYUN FITIKLARI

Omurgalar arasındaki yapısı bozulmuş disklerin tamirini sağlayarak ameliyat olasılığını azaltır. Ozon glikolizis ile GSH-Px aktive olur, ATP ve 2,3-DPG formasyonu oluşur. Böylece dokulara O2 salınımı kolaylaşır. Ozonterapi ile lokal oksijenasyon, analjezi(ağrının kesilmesi), kas relaksasyonu ve vazodilatasyon(damarlarıngenişlemesi) sonucunda kas metabolizması reaktive olur, laktat okside edilir, lokal asidoz nötralize edilir, ATP sentezi artar ve ödem rezorbsiyonu(ödemin dağılması) gelişir. Dünyada lomber(bel) ve servikal(boyun) herni protokollerinde 10 günlük herni (fıtık) bölgelerine derin lokal ozon uygulaması standart tedaviler arasında yer almaktadır.

11. DİZ, KALÇA VE DİĞER EKLEM KİREÇLENMELERİ

Özellikle kemik deformasyonu gelişmemiş eklem kireçlenmeleri, gonartrozlar, eklem fareleri durumlarında diğer ozon tedavi yöntemlerinin yanında eklem içine yapılacak ozon enjeksiyonu ile eklem aralığında hava yastığı oluşturulur, eklem şişliği azalır, ağrı azalır , kıkırdak dokunun yeniden tamirini sağlanmış olur. Ozon sinovial sıvıdan emilir. AOS enzimlerin (antioksidan enzimlerden superoksid dismutazı-SOD, aktive ederek)  sentezini artırır, endojen ROS’ları(Reaktif Oksijen Türleri) etkisizleştirir ve proteolitik(proteinlerin parçalanması) enzimlerin salınımını inhibe eder. Sinovial sıvıda(eklemlerde ki sıvı) oluşan asiditeyi alkalileştirir. (Kıkırdak dokusunun normal Ph’sı 8,1 ) Ozon, Kondrosit(Kıkırdak hücresi) ve fibroblastların proliferasyonunu H2O2(Hidrojen Peroksit) ile stimüle eder. Matriks ve kıkırdak doku sentezini artırır. İnflamatuar PG(iltihabi süreci başlatan etken maddelerden biri) sentezi ve bradikinin salınımını inhibe eder, buda ödemin rezorbsiyonunu( dağılmasını) ve ağrının azalmasını sağlar.

12. NÖROLOJİK HASTALIKLAR

Başağrısı, Migren, Multıplscleroz(MS), Alzheımer,Demans, Parkinson, Polinöropati, Myotoni, Muskuler distrofi(Kas Erimesi), Serebralpalsi(SP), SSPE(beyin ensefaliti), Beyin kanaması, Vertebrobasiller yetmezlik gibi beyin kanlanmasının ve oksijenlenmesinin azaldığı durumlarda uygulanan ozon tedavi ile hastalardaki fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi semptomları azaltılmaktadır. Ozon aerobik glikolizi(oksijenli şeker yıkımı) uyarır, enzim aktivasyonu ve ATP sentezini uyarır, buda nöroplasti(sinir hücresinin çevresel şartarın değişimine uyum sağlama kapasitesi) ve nöron fonksiyonlarını olumlu etkiler. Serebral kortekste(beynin gri renkli dış katmanı) b-oksibituratedehydrogenaz ve G-6-P-DHG enzim  aktivitesinde artış ile fosfat dehidrogenazın normalizasyonuna sonuç olarak nöron hasarının azalmasına neden olur.

13. AĞRI TEDAVİSİ

Kaslarda ve sinirlerde iyileşmenin yanında Santral Sinir Sisteminde analjezik( ağrı kesici) etki yaparak ağrıyı azaltır. Ağrılı bölgeye lokal uygulamada ağrıyı azaltır. Ozon prostoglandinleri modüle ederek antienflamatuar(iltihabı azaltıcı) etki gösterir. Ağrı reseptörlerini uyaran ara metabolik ürünlerin metabolizmasını ve atılımını artırır. Hücre memranında ki anyon katyon( pozitif negatif iyon) dengesini sağlayarak elektrofizyolojik olarak gerçek bir ağrı antagonisti(önleyicisi) şeklinde etki gösterir. Katabolik(Yıkıcı) kartilaj(Kıkırdak) enzimlerin inhibisyonu ile ağrıda azalma meydana gelir. Ozon, bradikinin (ağrıyı uyaran etken maddelerden biri) salınımı ile inflamatuar PG sentezi inhibe olur.Sonuçtanin inhibisyon etkisi ile ödemin yeniden emilmesi sağlayarak ağrıyı azaltır.

14. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRME

Kanser riski olanlarda ve sık enfeksiyon geçirenlerde immün sistemin güçlendirilmesi gerekir. İmmünmodülatör (bağışıklık sistemini düzenleyen) olarak düşük ve orta dozlarda verilen ozon organizmanın antioksidan kapasitesini artırarak direncini artırır. Mikropları öldürme(bakterisidal) mekanizmalarından biri olan fagositozu kolaylaştırır. Savunma hücrelerinin sayılarını artırır. Savunma hücrelerince salınan İnterlökin adı verilen maddenin yapımın artırır.

15. CİLT VE SAÇ HASTALIKLARI

Deri, kan, lenf hücrelerine nüfus eden ozon sayesinde dokuların iyileşmesi ve kendini yenilemesi hızlanır. Bölgesel kan dolaşımı artırılır. Tüm cilt hastalıkları, erkek ve kadın tipi saç dökülmesinde, mantar tedavisinde, ter kokusunun  önlenmesinde oldukça başarılıdır.

16. KOZMETİKTE OZONTERAPİ

Ameliyat ve yara izlerinin (skar, keloid) düzeltilmesinde, yaşlılığa bağlı kırışıklık tedavisinde, yüzdeki izler, göz kapaklarındaki torbaların giderilmesinde, karın-göbek-basen-kalça yağlarının eritilmesinde kadınların korkulu rüyası olan selülit tedavisinde etkindir. Direkt cilt altına ozon enjeksyonu yanı sıra ozon sauna ile cilt hücrelerinin oksijenlenmesi ve temizlenmesi sağlanmaktadır.

17. AKCİĞER SOLUNUM HASTALIKLARI

Bağışıklık sistemini düzenleyici ve mikrop öldürücü( bakterisidal) etkisiyle Astım, Bronşit, Tüberküloz, KOAH, PNÖMONİ (zatüre) gibi hastalıkların tedavisinde ilaçların yanında ciddi destek sağlamaktadır. Özellikle astım ve allerjik bronşitte başarılı sonuçlar alınıyor.

18. KALP HASTALIKLARI

Tüm kalp hastalıklarında ozon tedavi destek olarak kullanılmaktadır. Kalp yetmezliği, kalp kası hastalığında, koroner kalp damar tıkanıklığında, oksijenlemeyi artırarak damar içi basıncı düşürerek kanın akışkanlığını artırarak etkili olur.

19. KADIN HASTALIKLARI

Gebeliğin ilk üç ayında etkisi bilinmediğinden ozon kullanılması tavsiye edilmez. Tedaviye dirençli genital enfeksiyonlarında etkilidir. Sık tekrarlayan düşüklerde, rahim yetmezliğinde, hamilelikte kansızlık ve havalelerin önlenmesinde, adet dönemlerinin daha rahat geçirilmesinde, menopozun etkilerinin azaltılmasında, kısırlık ve tüp bebek tedavisinde destek olarak kullanılır.

20. GÖZ HASTALIKLARI

Gözde retina adı verilen görme merkezinde ve göz sinirinde(N.Optikus) meydana gelen harabiyetlerin tedavisinde kullanılır. Ozon uygulamasından 6-8 ay sonra görmede iyileşmeler, görme performansında artmalar gözlenmiştir.

21. KRONİK YORGUNLUK VE STRES

Sosyal hayatımızdaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk gibi durumlar vücutta oksijen yetersizliğine neden olur. Oksijen yetersizliğini gösteren bulgular baş ağrısı, bitkinlik,yorgunluk,çalışma gücünün zayıflaması, yaşam sevincinin azalması, erken yaşlanma, hayati önem taşıyan organların yıpranması şeklindedir. Çağımızın hastalığı olan kronik yorgunluk sendromunda kişiler genellikle yorucu işler yapmamalarına karşın kendilerini tonlarca yük taşımış gibi yorgun hissederler. Canlı cenaze olarak da niteleyebileceğimiz bu durumun tedavisi zordur. Aşırı stres ve kronik yorgunlukla başa çıkmada ozonun etkilerine bakacak olursak;

Ozon stres hormonu olan adrenalinin yıkımını artırarak vücutta serbest dolaşımını azaltır. Kırmızı(Eritrosit) ve beyaz kan(Lökosit) hücrelerinin aktivasyonu ile genel iyilik hali ve daha enerjik olmayı sağlar. Kaslarda birikerek ağrı ve yorgunluğa neden olan laktik asidin giderilmesini sağlar. Hücre ve dokulardaki oksijen ve enerjinin artmasıyla organ fonksiyonlarının artmasına yardımcı olur. Beyin fonksiyonlarını artırarak hafızanın güçlendirilmesini sağlar.

22. ANTİAGİNG VE OZON TEDAVİSİ

Sağlığımızın bozulmasındaki en önemli etkenlerden biri hücrenin işleyişi sırasında oluşan atık (serbest radikaller) maddelerdir ki bunlar yeterli oranda vücuttan atılamadıkları durumda zararlı maddelere (toksinlere) dönüşürler. Ozon tedavisi ile oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanırken, bağışıklık sisteminin harekete geçirilerek vücudun kendi antioksidan kapasitesinin artmasına, sonuçta oluşan serbest radikallere karşı savaşma gücü artırılmış olur.

Hücre ve dokuların daha iyi ve kaliteli oksijenlenmesini sağlayarak ve vücutta oluşan serbest radikallerle daha etkili savaşarak yaşlanmayı geciktirip antiaging etkiyi elde edebiliriz. Ozonun yaşlanmayı önleyici etkileri yanında fiziksel dayanıklılığı ve yaşam kalitesini artırdığı, cildin yenilenmesine de katkı sağlayarak antiaging etki ortaya çıkar. Ozon tedavisi ile sağlıklı yaşlanmak ve genç kalabilmek mümkündür.

 

23. DETOKS VE OZON TEDAVİ

Şu ana kadar yediğimiz yiyeceklerde yaklaşık 3000 civarında kimyasal olduğu tesbitedilmiş. Karaciğerde ve yağ dokularımızda biriken toksinler,kimyasallar, ilaç artıkları,gıda koruyucular vs. sağlıklı hücre ve dokularda harabiyete neden olurlar. Bu durum hem birçok hastalığın hem de erken yaşlanmanın nedenidir. Ozon tedavi ile özellikle ozon sauna ile vücuttaki bu toksinleri deri yolu atmak mümkündür. Ozonterapi böbrek ve akciğer gibi detokslar da yardımcı olur.

24. ZEKA-HAFIZA GÜÇLENDİRİLMESİ

Birçok nedene bağlı olarak akciğerlerimizin oksijenlenmesi yetersiz olabilir, kana geçen oksijen miktarı düşebilir, beyne giden kan ve oksijen yetersiz olduğu durumda hafıza, zihinse kapasite zayıflayacaktır. Elektronlarını kaybetmiş zararlı maddeler (serbest radikaller) dokularla birleşerek organ ve sistemlerin fonksiyonlarını zayıflatırlar. Bu durum genellikle 30’lu yaşlarda başlar 40’lı yaşlarda artarak ilerler 50’li yaşlardan itibaren iyice artarak fark edilir bir yaşlanmaya ve birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Ozon tedavi ile vücudun daha iyi oksijenlenmesi sağlanarak, beynin işlevlerinin serbest radikallerce zayıflatılmasının önüne geçilmiş olur. Bedensel ve zihinsel engelli hastalarda gelişimi hızlandırmak için ozon tedavi katkı sağlayacaktır. Öğrenciler arasında yapılan çalışmalarda spor yapanların zihinsel aktivitelerinin daha iyi olduğu bununda egzersiz yapanların vücuttaki oksijenlenmeyi artırmalarına bağlamışlardır. Sınavlara hazırlanan öğrencilere ozon uygulaması ile dikkat, konsantrasyon ve bellek gücünde artış sağladığı ,hafızayı güçlendirdiği gözlemlenmiştir.

25. SPORCULARDA OZONTERAPİ

Ozon tedavi alan birçok kişinin yeniden doğmuş gibiyim, daha az uyuyarak kendimi daha zinde hissediyorum, daha güçlüyüm dediklerini görüyoruz. Doping etkisi oluştuğu ancak direkt doping demek doğru değildir. Ozon ile vücudun oksijenlenmesi artırılarak sporcularda performansı maksimuma çıkarmak mümkündür. Birçok dünya ülkesinde iş adamları ve sporcuların ozon tedavi yaptırdıklarını, birçok milli takım ekiplerinin ozon sauna sistemlerini yanlarında götürdüklerini biliyoruz.

26. BAĞIMLILIK TEDAVİLERİ VE SİGARA BIRAKTIRILMASI

Ozon tedavi ile biyolojik aktif maddelerin (katekolamin, serotonin, histamin vs.) sentezinin uyarılması,endojen detoks mekanizmalarına (karaciğer,akciğer, böbrek fonksiyonlarının artırılması, Ph dengesinin sağlanması, nitrojen metabolizma son ürünlerinin azaltılması) destek olunması, tüm vücutta kanın oksijenlenmesinin iyileştirilmesiyle; sigara,alkol ve uyuşturucu bağımlılarındaki yoksunluk semptomlarının daha hızlı ve etkin olarak ortadan kalkması sağlanır. İştah düzelmesi, uyku sorunlarının düzelmesi, kas ağrılarında azalma ve bağımlılığın yoğunluğunda giderek azalma meydana gelir.

27. CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI

Ozon tedavi alanlarda vücuttaki oksijenlenme ve kanlanmanın artması ile oluşan enerji artımıyla cinsel fonksiyonlarda yüksek oranda artış oluşmaktadır.

29. TEDAVİ DOZU NASIL AYARLANIR?

Ozon uygulamalarında uygulama alanına göre değişmekle birlikte etkileri açısından, düşük doz(aktive-stimüle edici etki), orta doz(modüle-restore-regüle edici etki) ve yüksek doz(suprese-baskılayıcı etki) şeklinde ilgili hastalığa ve kişinin antioksidan kapasitesine göre doz ayarlaması yapılır. Akut etkiler dakika ve saatler içinde oluşurken geç etkiler en az 3 ay sonra ortaya çıkar. Ozon uygulamalarında iki önemli sorun bulunmaktadır. Bunlar yetersiz dozla tedavi ve hastalığa kişiye özel doz ayarlamadaki bilgi yetersizliğidir. Genel sağlıklı kişilerdeki antioksidan kapasite 40-60 gama arasındadır. Hastaların genelde antioksidan kapasiteleri 40 gama altındadır. Genel hedef, hastaların antioksidan kapasitelerini 40 gamaya çıkarmak olup ancak bazı kronik uzamış hastalarda yaklaşım farklı olmaktadır.  Ozon tedavisinin ilaç doz ilişkisinden farkı yoktur. Önemli olan uzman kişilerce kişiye özel doz ve yöntemin belirlendikten sonra uygulamaya başlanmasıdır. Aksi takdirde toplumun uygulamalara olan güveni sarsılacaktır. Ozon tedavisinin çok yüksek dozlarda  uygulandığında yan etkileri vardır. Bu bağlamda en önemli yan etki hemoliz(kırmızı kan hücrelerinin yıkımı) olabilir,100-200 gama dozlarda uygulama yapılır ise hemoliz riski binde 4-12 dür.Tedavide maksimum 50-60 gama dozlara çıkıldığından pratikte bu yan etki ile karşılaşmıyoruz. Tedavi dozu ile toksik doz arası mesafe fazladır o yüzden bu yan etkiden korkmaya gerek yoktur Tedavinin prensibi düşük dozla başlayıp yavaş yavaş artırma şeklinde olup mümkün olan az sayıda uygulama ve dalgalanmayı en aza indirgeyerek stabilizasyonu yakalamak tedavinin etkinliği ve güvenirliliği açısından önemlidir. Her hastada uyarıcı dozu bulmak ve aynı sayıda uygulama ile stabilizasyonu sağlamak amaçtır.

OZON TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?

Uygulama yöntemlerini genel (sistemik) uygulamalar, lokal uygulamalar ve kombine uygulamalar diye üçe ayırabiliriz. İntravenöz, intraarteriel, lenfotropik, rektal, sauna, MAH-EBOO ve SF(Serum Fizyolojik içinde) yöntemleri sistemik uygulama yöntemleri iken; dermal, intralezyonal, intrakaviter, intraoperatif, dental yöntemler lokal uygulamalardır.

Ozon tedavisinin diğer tedavi yöntemleri ile kombine kullanımı da vardır. Bu yöntemler, PRP-CGF, Prolozon, Kolon hidroterapi, Akupunktur, Hiberbarik oksijen tedavisi ve Fitoterapidir. Ozon tedavisinin tekil uygulamalarda bazı hastalıklarda başarılı olduğu alanların sınırlı olabileceği, tedavide başarılı olduğuna inandığımız ve çalışmalarla ispatlanmış tedavi yöntemlerinin kombine kullanılmasının her zaman daha faydalı olduğunu ve , klinik tecrübelerimizde  bize bunu göstermiştir. Bu nedenle integratif yöntemlerin beraber kullanıldığı kliniklerden faydalanmamız tedavi açısından daha uygun olacaktır. Sıklıkla tekil uygulama yöntemleri aşağıda sıralanmıştır.

OZON UYGULAMA YÖNTEMLERİ

MAJÖR OTOHEMOTERAPİ (KAN YIKAMA YÖNTEMİ)

Genelde hastadan 100 ml kan alınır. Hekimin uygun gördüğü dozda ayarlanmış ozon gazı ile yaklaşık 3 dakika karıştırıldıktan sonra ozonlanmış bu kanın tekrar kişiye damar yolu ile verilmesidir.

SERUM OZONLANMASI (SF;SERUM FİZYOLOJİK)

Belli hacimde serum fizyolojik içine belli sürede hekimin uygun gördüğü dozda ozon gazı verilirken aynı anda hastaya damar yolu(AKTİF OZONLAMA) ile verilmesidir.

MİNÖR OTOHEMOTERAPİ (KAS İÇİ YÖNTEMİ)

Kişiden alınan 2-5 ml kanı uygun dozda ozonla karıştırarak kas içine enjekte edilmesidir.

CİLT ALTI (SUBCUTAN)  YÖNTEMİ

Belirlenmiş doz ve hacimdeki ozon gazı ince uçlu iğnelerle cilt altına enjekte edilir.

VÜCUT BOŞLUKLARINA UYGULAMA

Rektal (makat) ,vajen ve kulak yoluna püskürtme ile ozon gazı verilmesidir.

İNHALASYON (SOLUMA) YÖNTEMİ

Zeytinyağından geçirilmiş ozon gazından elde edilen OZOL gazının solutulmasıdır. Normalde ozon gazı solutulursa yakıcı etki yapar. Ozol gazı solutulduğunda ise yakıcı etki olmadığı gibi tedavi açısından 10 kat daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

EKLEM İÇİ VE ÇEVRESİNE UYGULAMA

Hekim tarafından uygun endikasyon ve uygun dozda eklem çevresine eklem içine ozon gazı enjekte edilmesidir.

TORBALAMA YÖNTEMİ

Hastalığın olduğu vücut uzvunun (el, ayak, bacak, kol..) torba içine alınarak belli dozda ozon gazı verilerek uygulanır.

OZON SAUNA

Tüm cildin üzerinde ısı veya buhar artırılarak cildin nemlenmesi sağlandıktan sonra ozon gazının cilt üzerinden emdirilmesi esasına dayanır. Kişi ozon sauna adı verilen kabinler içerisinde oturarak veya yatarak kafa dışarıda kalacak şekilde terlemesi sağlanır. Gözenekler açıldıktan sonra ortalama 20-30 dk kadar ozon gazı verilerek vücut ozonlanır. Tamamen ağrısız ve acısız bir işlem olup işlem esnasında hasta çok tok olmamalı ve bol sıvı tüketmelidir. SİSTEMİK OZON UYGULAMASINA EŞDEĞER BİR UYGULAMA YÖNTEMİDİR!

KİTLE İÇİNE VE ÇEVRESİNE UYGULAMA

Tümör ,yağ bezesi gibi kitlelerin içine lokal ozon uygulanmasıdır.

TOPİKAL OTOHEMOTERAPİ

Kişinin kendi kanı ozonlanarak patch (yama) halinde Yara üzerine uygulanmasıdır.

PRP VE OZONTERAPİ

Kişinin kendi kanı santrifüjde muameLe edilerek trombosit açısından zengin serum edilmesine PRP diyoruz. Bu serumu ozonlayarak cilt, eklem içi yada hastalıklı bölgeye enjekte ederek hücre tamiri ve yenilenmesini sağlamış oluyoruz.

YAĞ VE SUYUN OZONLANMASI

Ozonlanmış tercihen zeytin yağı cilde sürülebilir. Yine belli sürede ozona tabi tutulmuş ozonlu su belli hastalara ağızdan içirilebilir.

SAÇ OZONLAMA

Kafanın saçlı bölgesine cilt altına ozon gazı uygulanmasıdır. Saç hastalıkları ve dökülmelerinde etkilidir.

DİŞ MACUNU OZONLAMA

Diş macunu üzerine ozon yağı sürülerek dişler fırçalanırsa gingivit, aft , herpes.gibi hastalarda faydalı olacaktır.

OZON NE ZAMAN UYGULANMAZ?

Antioksidan kapasitesi çok düşük olan ağır düşkün kronik hastalar, Akut Kanamalı Hastalıklar (Akut dönem MI, SVO ) , G6PD enzim yetersizliği olan hastalar, İlk üç aylık gebelerde, Antikoagülan ve ACE inhibitörleri alanlarda, Hipertiroidi, Trombositopeni ve ciddi kanamalarda , Transplantasyon hastalarında uygulanmaz.

OZON TEDAVİSİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Çok ciddi yan etki olmamakla birlikte; Gebeliklerin ilk 3 ayında, alyuvarlarda enzim (gl-6-f-dihidrogenaz) eksikliğinde ( favizm-bakla allerjisi) ,aşırı alkol kullananlarda, hipertroidisi (tiroidin aşırı çalışması) olanlarda, ileri derece kansızlık ve kanama pıhtılaşma sorunu olanlarda ,yeni gelişen kalp krizi ve beyin kanamsı olanlarda, organ nakli olup bağışıklık sistemini zayıflatan ilaç kullananlarda, ileri evre tümör hastalarında, bilinci kapalı kişilerde uygulanmamalıdır. Ozonun vücutta etkisi yoğunluğuna ve dozuna bağlıdır. Hekim hastanın durumu ve hastalığın cinsine göre uygulanacak tedavi protokolünü belirler. Ozon terapinin bilimselliği ile ilgili binlerce çalışma olup etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir. Güvenilir, doğal bir tedavi olup doğru uygulanırsa yan etki olasılığı oldukça düşüktür.

9 MADDEDE OZON TEDAVİSİ ÖZETİ

1.Ozon gazı, insan vücudundaki doku, hücre ve organların oksijenlenmesini sağlar.

2.Ozon iyileşmeyen yara ve yanıkların tedavisinde güçlü etki gösteren tedavi yöntemlerinden birisidir.

3.Ozon, bağışıklık (savunma) sistemini aktive eder.

4.Ozon doğada bulunan en güçlü dezenfektan özelliği olan bir gaz olup antibakteriyel, antiviral, antifungal ve antiparazitik etkileri vardır.

5.Ozon damar elastikiyetini artırıp damarları genişletir. Kılcal damarlardaki tıkanıklıkları açar ve kanın kıvamını azaltarak kan dolaşımını düzenler.

6.Ozon kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engeller. Kemoterapi ve radyoterapi ile birlikte uygulandığında yan etkileri en aza indirir.

7.Ozon hücre içinde enerji maddesi olan ATP’nin yapımını artırır. Bu sayede daha enerjik ve fonksiyonel bir durum kazandırır.

8.Ozon karaciğer ve böbrek fonksiyonlarına yardımcı olup cildin yenilenmesini sağlayarak vücutta yüksek antiaging ve detoks etkisi oluşturur.

9.Ozon tıbbi amaçlı kullanılan en etkili ve güvenli yöntemlerden biri olup yan etkileri ise minimal düzeydedir(Ozon Terapi eğitimi almış ve konuda tecrübesi olan Doktor kontrolünde hastaya uygun protokol uygulandığında yan etki yok kabul edilecek seviyededir).