+90 (312) 472 17 69

AKUPUNKTUR VE ALLERJİ

Allerjik Yanıt, vücuda giren ve bedenimiz tarafından yabancı addedilen bir maddeye (allerjen) karşı bağışıklık sistemi tarafından tepki gösterilmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Bu antikor-allerjen arasında gelişen tepkime sonucu kanımıza bir kısım biyokimyasallar (ECFA, Histamin, Serotonin) salınır.Ve bu yabancı allerjenin giriş yerine göre belirtiler ortaya çıkar.

Yabancı madde hava yolu ile vücudumuza girer ise göz sulanması, burun akıntısın artışı, nefes darlığı gibi şikayetlere neden olur. Eğer yemek borusu ile vücudumuza girmiş ise gaz, şişkinlik, ishal / kabızlık şikayetlerine neden olur vs.

Allerjik reaksiyon tüm vücut sistemlerini etki altına alır ise, mast hücrelerinden açığa çıkan biyokimyasallar (ECFA, Histamin, Serotonin) kan basıncının aşağı düşmesine, şok, bilincin kaybolmasına ve hatta ölüme bile neden olabilir. Bu tabloya Anaflaktik Şok denir.

Bir çok hastalık allerjiye yani yabancı maddenin vücuda girmesine bağlı olarak gelişir. Bunların arasında otit dediğimiz orta kulak iltihabı, ürtiker, egzema gibi deri hastalıkları, romatizmal hastalıklar, allerjik astım ve bronşit gibi solunum sistemine bağlı hastalıklar vs. Ve çoğu kimsenin aklına bu tarz şikayetlerin allerjiye bağlı olduğu gelmez

Alerjiler neden oluşuyor ?

Normalde bağırsaklarımızda 100 trilyonu aşkın bakteri olduğu düşünülüyor. Bunların çoğu bizim için faydalı olan probiyotik bakterilerden oluşuyor (laktobasilus ve bifidobakteriler gibi).

Bağırsaklarımızın iç tabakası olan mukozada bulunan bu probiyotik bakteriler vücudumuza girecek olan yabancı allerjenlere karşı bağışıklık sistemin güçlenmesine yardımcı oluyor.

Ve bağırsak duvarımızın kana zararlı maddelerin( hazmedilmemiş besin tanecikleri, toksik maddeler) geçmesine izin vermeyen güvenlik duvarını güçlendirirler. Bu olaya Bağırsak Sızdırmazlığı denir.

Beslenmemizde ki hatalar (Karışık yemek , yemek üzerine tatlı, meyve yemek, mizaca uygun beslenmemek, katkılı ve yanık gıdalarla beslenmek), Su tüketmemek, Sık Antibiyotik kullanımı sonucu bize zararlı / patojen mikroorganizmaların bağırsakta ki üstünlüğü ele geçirmesi ile bağırsaklarımızın seçici duvar geçirgenliği bozuluyor ve normal durumda kanımıza geçemeyen iyi sindirilmemiş protein parçacıkları, kızartma artıkları, gıdalarda ki katkı maddeleri kanımıza geçmeye başlar. Kana geçen böyle bir yabancı maddeye karşı bağışıklık sistemi üyeleri aniden tepki vermeye başlar ve neticede allerjen / antikor tepkimesi sonucu allerjik reaksiyon gelişir. Bu saldırı süreklilik arz etmeye devam eder ise otoimmün hastalıklara ( Ankilozan Spondilit, Haşimato t. vs.) da zemin hazırlanmış ol.

Allerjide Akupunkturun etki mekanizmaları

• Uygulama sonrası IgE düzeyleri ve sitokinler regüle edilmekte ve alerjenlere karşı tepki düzenlenmekte.

• Uygulanan seans sonrası strese karşı koyma kabiliyeti artmakta, çünkü Endorfin, seratoninve diğer nörohümoral faktörlerin salınımı artmakta ve sonuçtasinir iletisi ve nörotransmiter salınımı etkilenmekte

• Kan akımıve immün faktörlerinsalınımı regüle edilerek enflamasyon azaltılmakta
• Doğal öldürücü hücrenin (NK) işlevselliğinin arttırılması ve immün hücre tiplerinin sayı / oranının modüle edilmesi sağlanıyor.

• İç salgı bezlerimizden steroid salgılanması tetiklenerek allerjik reaksiyon içeriden düzenleniyor ( Dışarıdan alınacak bir çok yan etkisi olan streoid ilaçlarına gerek kalmıyor)
• Lokal mikrosirkülasyonun artması sonucu ödemin dağılması gerçekleşiyor.

Bir insanın bir gıdaya karşı allerjisi var ise örneğin çileğe / yumurtaya karşı bu artık onu hayatı boyunca yiyemeyeceği anlamına mı geliyor ?HAYIR. Eğer hastanın bağırsak florası düzeltilir, beslenmesi düzeltilir, strese karşı direnci artırıl ise tekrar afiyetle sevdiği doğal gıdaları tüketebilir. Ve biz uyguladığımız kombine tedavi ile hastanın allerjik entoleransını azaltıyoruz.

Aslında bütün hastalıklar bir tek hücrenin ihtiyacı olan kan, oksijen, su, mineral ve diğer hayati maddelerin o hücreye ulaştırılamaması ve hücrenin işleyişi sonucu oluşan atık maddelerin (allerjen, toksinlerin) oradan uzaklaştırılmaması sonucu başlar. Metabolizmada ki oluşan hatalar sonucu vücuttan bir kısım sinyaller yayılır. (örneğin; ateş, aşırı terleme, nefes kokması, sürekli yorgunluk, bağırsak problemleri v.s.) Yanılma burada başlar. Bu vücuttan gelen imdat çağrılarını hastalık düşünerek onları ağrı kesicilerle, antiallerjenler, ateş düşürücülerle v.s. baskılarız. Oysa yapılması gereken vücudun kendi iç mekanizmalarını harekete geçirerek şifaya kavuşma istikametinde yardımcı olmaktır. Biz hastanın şifaya ancak beden, duygu, düşünce/bilinçaltı ve ruhun bir bütün olarak tedavi edilmesi sonucu kavuşacağına inanırız. Allerjik Tepki de böyle bir durumdur. Ve kliniğimizde tek bir tedavi şeklinin değil birçok yöntemin birlikte hareketi sonucu başarıyı hedefleriz.

Referanslar

-Blaiss MS üzerinde gerçekleştirilmiştir. Alerjik rinit yaşam kalitesi. Ann Alerji Astım Immunol 1999;83: 449-454.
-Lund VJ AaronsenD Bousquet Jve diğ. Rinit tanısı ve yönetimi uluslararası uzlaşıraporu. Alerji 1994;49: 1-34.
-Parikh A ScaddingGK. Mevsimsel alerjikrhinitis.BMJ 1997; 1392: 314.
-Ross PM Fleming,DM. Genel uygulamada allerjik rinit sıklığı,1981-1992. BMJ 1994;308: 897-900.

-Sibbald B,mevsimsel ve yıllıkrinit Paten E.Epidemiyoloji; Klinik sunum ve tıbbi geçmişi.Thorax 1991; 46:895-901.
-2009 Xiao;2009Lee; Zhang 2010;2006,2008 Roberts; 2010 Hui

-2008 Brinkhaus; Witt 2009;2007 Xue; Rao 2006 Ng 2004
-Komori 2009; Kawakita 2008; 2007 KavoussiFranciena 2003

-Pomeranz 1987;Han 2004, Zhao 2008;2009 Cheng

Dr. Ceyhun NURİ

Daha fazla bilgi için lütfen iletişim bilgilerimizden bize ulaşın.

allerji